YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8058
KARAR NO : 2016/7608
KARAR TARİHİ : 07.11.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanık …); çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanık …)
HÜKÜM : Sanık …’in çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanık …’ın ise atılı suçlardan mahkumiyetlerine
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, katılan mağdure …vekili ile sanık … müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Tüm dosya içeriğinden, olay günü onaltı yaşı içerisinde bulunan mağdure…’nin, yakın arkadaşı olan diğer mağdure…le birlikte çok kısa süredir tanıyıp flört ettikleri sanıkların birlikte kahvaltı yapma tekliflerini kabul ederek adresini verdikleri eve gittikleri, kahvaltıdan sonra sanık … ile mağdure…’in ayrı bir odaya geçerek yaklaşık 15-20 dakika bu odada yalnız kaldıkları, akabinde sanık … ile mağdure …’nin aynı odaya geçtikleri, olayla ilgili olarak …’nin aşamalarda alınan beyanlarında, odada bulundukları sürede karşı koymasına rağmen…’in kendisini öptüğünü, tamamen çıplak haldeyken erkeklik organını kendi cinsel organına soktuğunu, sokmaya çalıştığını ya da öyle hissettiğini, tam olarak anlayamadığını, direnmesine sinirlenen sanığın “ne halin varsa gör” diyerek eylemini sonlandırıp banyoya gittiğini, kendisinin de sanık tarafından zorla üzerinden çıkartılan kıyafetlerini giyerek odadan çıktığını ve kısa bir süre sonra da diğer mağdure… ile evden ayrılarak kendi evine döndüğünü, …’in bütün bu eylemleri cebir kullanmak suretiyle gerçekleştirdiğini iddia ettiği, mağdurenin evine döndükten sonra bir miktar kan bulaşan alt iç çamaşırını kirli sepetinde bulan annesinin üzerine gelmesiyle olayı ailesine anlattığı ve böylelikle intikalin gerçekleştiği anlaşılmakla; mağdurenin 10.12.2015 tarihli celsede alınan beyanında odadan çıktıktan sonra… ve… bir süre oturduklarını,…’in de banyodan çıkıp yanlarına gelerek odada bulunan süngere oturduğunu, akabinde…’le evden ayrıldıklarını anlatması, zorla gerçekleştiğini iddia ettiği böyle bir eyleme rağmen sanık ile aynı odada bulundukları süre içinde yardım talebinde bulunmaması ve söz konusu evde kalmaya devam etmesi, yine aynı celse alınan beyanında odada bulundukları sırada ismini bağırarak…’e seslenen sanığı, mağdurenin kendilerini bu halde görüp yanlış anlayacağı endişesiyle susturduğunu açıkça ifade etmesi, odadan çıktıktan sonra üzgün olduğunu fark edip ne olduğunu soran…’e ısrarla hiç bir şey aktarmaması, kanlı iç çamaşırının ortaya çıkmasından sonra durumu ailesine bildirmesi ve müracaatın gerçekleşmesi, mağdure hakkında düzenlenen raporlarda belirtilen sol boyun bölgesi ile iki göğüs arasındaki hiperemik lezyonların sanık ile mağdurenin sevişmeleri sırasında da oluşabilmesi mümkün bulgular olması, mağdurelerin olayın gerçekleşme biçimine dair aşamalarda değişen ve birbiriyle çelişen beyanları karşısında, sanık …’in atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle mahkumiyetine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre, sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı taktirde en seri vasıtayla derhal tahliyesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 07.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.