Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/8365 E. 2016/8124 K. 29.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8365
KARAR NO : 2016/8124
KARAR TARİHİ : 29.11.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, tehdit
HÜKÜM : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ve tehdit suçlarından mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilip kısmen re’sen de temyize tabi hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca … Bakanlığının her aşamada kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu, bakanlık vekili tarafından sunulan katılma ve temyiz istemli dilekçede de açıkça katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, 6284 sayılı Kanunun 20/2. maddesi de gözetilerek 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi gereğince … Bakanlığının katılan … Avukat…’nın ise katılan bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delilerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık … müdafii ile katılan bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, mağdureye yönelik 2013 yılı Temmuz ayında gerçekleştirdiği nitelikli cinsel istismar ile 2015 yılı Mart ayında gerçekleştirdiği nitelikli cinsel istismara teşebbüs eylemleri arasında hukuki veya fiili kesintinin bulunmaması karşısında, eylemlerini aynı kast altında zincirleme olarak işlediğinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde anılan tarihlerdeki eylemlerin ayrı suçlar oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafii ile katılan bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.