YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8453
KARAR NO : 2021/2995
KARAR TARİHİ : 15.04.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınıp, hükmedilen ceza miktarlarına göre sanığın duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince reddiyle, duruşmasız yapılan değerlendirmede tebliğnamede sanık olarak gösterilen …, … ile … hakkında verilen kararlarla ilgili kanun yoluna başvurulmadığı gözetilerek dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, 07.12.2007 tarihli tutanak içeriği, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olay tarihinde sanığın önceden tanışıp arkadaş olduğu mağdureye organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle mağdureye sarılma şeklinde sübuta eren eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlarda getirilen düzenlemeler de nazara alınıp, belirlenecek lehe kanuna göre mahkumiyetine karar verilmesi yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanığın aşamalarda mağdurenin kendisine on sekiz yaşında olduğunu söylediği yönündeki savunmaları ile bunu destekler mahiyette mağdurenin beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilerek hükümler kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık ile müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.