YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8674
KARAR NO : 2020/4579
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde on beş yaşını tamamlamayan mağdurenin velayet hakkına sahip kanuni temsilcileri katılanlar Medine ile Bülent’in yokluklarında verilip, usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükümleri temyiz etmediklerinin anlaşılması karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
O Yer Cumhuriyet Savcısının çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Olay tarihinde yedi yaşı içerisinde bulunan mağdurenin aşamalarda vajinasına organ sokulduğunu belirtmesi bu iddiayı doğrular şekilde Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adil Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 10.06.2013 tarihli genital raporda, hymen ön tarafında saat kadranına göre 3-5 arasında 2X4 mm ebadında hiperemik noktasal kanama alanı ile saat 7 hizasında labium minusa doğru uzanan 4 mm boyunda yüzeysel cilt bütünlüğü bozulmasına bağlı hiperemik laserasyon tespitlerinin yapılması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun, olay günü mağdureyi saklambaç oynayacakları hilesiyle götürdüğü boş binada külotlu çorabını çıkardıktan sonra penisini tükürükleyerek art arda vajinasına soktuğu mağdurenin bağırması üzerine ağzını kapattığı anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 103/2-4. maddeleri gereğince cezalandırılması yerine delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Mahkumiyet hükmünden sonra Pasinler Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/02 Esas, 2014/209 Karar sayılı, 28.05.2014 kesinleşme tarihli ilamı uyarınca suça sürüklenen çocuğun doğum tarihinin 20.02.1998 olarak düzeltildiği anlaşıldığından, yaş tashihi davasına ilişkin dosyanın aslı veya onaylı suretinin temin edilerek incelenip, bu konuda suça sürüklenen çocuğun anne ve babası ile belirlenecek tanıklar da dinlendikten sonra toplanacak delillere göre suç tarihindeki yaşına yönelik maddi hakikatın tespit edilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükmedilen 2 yıl 11 ay 16 gün hapis cezası ertelenen suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen denetim süresinin tayin edilen ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde 1 yıl 6 ay denetim süresi belirlenmesi suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.