Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/9835 E. 2020/5779 K. 10.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9835
KARAR NO : 2020/5779
KARAR TARİHİ : 10.12.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı, cinsel taciz, tehdit
HÜKÜM : Cinsel saldırı suçundan mahkumiyet, cinsel taciz ve tehdit suçlarından ceza verilmesine yer olmadığı

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tüm dosya kapsamına göre sanığın değişik tarihlerde mağdurenin kalçası ile göğüslerine dokunma şeklindeki ani ve kesintili gerçekleşen eylemlerinin sarkıntılık düzeyinde kaldığı göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 102/1. maddesinde yer alan cinsel saldırı suçuna ilişkin anılan maddede öngörülen 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasının alt ve üst sınırları nazara alınıp, mahkemece gerekçe gösterilerek sanık hakkında teşdiden 3 yıl hapis cezası tayin edilmiş ise de, hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58. maddesiyle yeniden düzenlenen 5237 sayılı TCK’nın 102. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde “cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına” hükmedileceğinin kabul edilmesi karşısında, anılan düzenlemenin lehe olduğu gözetilerek yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, savunma, sanıkla yapılan telefon görüşmesine ilişkin bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın, cinsel ilişkiye zorlamak için mağdureyi tehdit etmesi eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 102/1. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunun unsuru olup, mahkemece cinsel saldırı kabul edilen iki eylemi dışında başka bir tarihte mağdureyi telefonla arayarak taciz içerikli sözler sarf etmesi eyleminin ise müstakilen cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilerek tehdit suçundan açılan kamu davasıyla ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına ve cinsel taciz suçundan ise mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisi ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.