YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5661
KARAR NO : 2018/70
KARAR TARİHİ : 08.01.2018
Reşit olmayanla rızasıyla cinsel ilişkide bulunma suçundan dolayı suça sürüklenen çocuk …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 104/1, 43/1, 31/2, 62. maddeleri uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2014 gün ve 2010/104 Esas, 2014/24 sayılı Kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2014 tarihli, 2014/210 Değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/1. maddesindeki, “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında mağdure hakkında İstanbul Tıp Fakültesinin 18.08.2010 tarihli, 880 sayılı raporunda, “fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamada yetersiz olduğunun görüldüğü” şeklinde görüş belirtilmesi ve 5237 sayılı Kanunun 103/1. maddesindeki, “Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. …Cinsel istismar deyiminden; …On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış….anlaşılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın olay tarihinde onbeş-onsekiz yaş grubunda bulunan mağdureye yönelik gerçekleştirdiği cinsel istismar eylemine uyan cezanın “sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis” olduğu nazara alındığında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın bu nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.06.2017 günlü, 94660652-105-34-4704-2014-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 29.05.2013 tarihli raporda, mağdurenin zekasının klinik olarak sınır mental kapasite olarak değerlendirildiği belirtilmekle birlikte anılan rapor içeriğinde mağdurenin, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmediğine dair herhangi bir tespite yer verilmediğinin anlaşılması karşısında, itirazın reddine dair İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2014 günlü, 2014/210 Değişik iş sayılı kararı usul ve kanuna uygun olup kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, vaki talebin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 08.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.