YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/10480
KARAR NO : 2019/10053
KARAR TARİHİ : 18.06.2019
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı
HÜKÜM : Sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.03.2018 gün ve 2017/469 Esas, 2018/172 Karar sayılı hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, 02.12.2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiri ile anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasındaki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki kanuni düzenleme karşısında, ilk derece mahkemesince anılan maddede düzenlenen alt ve üst sınırlar arasında ceza miktarına yönelik takdir hakkı kullanılırken denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmesi gerektiği gözetilmeyip maddede sayılan bir kısım ibarelerin aynen tekrarlanmasıyla yetinilerek temel cezaların teşdiden belirlenmesi sonucunda fazla ceza tayini,
Sanık hakkında zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43.maddesi uyarınca 2/4 oranında yapılan artırımın aynı Kanunun 103/1-ilk cümle ve 103/4. maddeleri gereğince belirlenen hapis cezası yerine TCK’nın 103/1-ilk cümle üzerinden yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 13. maddesiyle TCK’nın 103. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık … müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 23.10.2018 gün ve 2018/2987 Esas, 2018/1673 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmesine, 18.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.