YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5362
KARAR NO : 2020/3373
KARAR TARİHİ : 08.09.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan mağdure vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Mahkemece 06.12.2017 günü katılan mağdure vekilinin yüzüne karşı verilen hükmün, 1412 sayılı CMUK’nın 310/1. maddesinde düzenlenip tefhimden işlemeye başlayan bir haftalık kanuni süresinden sonra katılan mağdure vekili tarafından sunulan 20.12.2017 tarihli dilekçeyle temyiz edildiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuk müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyizlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 07.03.2014 tarihli raporun sonuç kısmında mağdurenin, mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının nitelikli eylemde bulunan sanıklar tarafından, birlikte ve kalıcı olarak bozulduğunun belirtilmesi, suça sürüklenen çocuğun eyleminin ise çocuğun nitelikli cinsel istismarı olarak kabul edilmemesi karşısında, hakkında 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı TCK’nın 103/6. maddesinin uygulanamayacağı nazara alınarak 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.