Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2019/2385 E. 2020/6222 K. 22.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2385
KARAR NO : 2020/6222
KARAR TARİHİ : 22.12.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı (sanıklar … ile…), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanıklar)
HÜKÜM : Mahkumiyet

İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınıp, hükmedilen ceza miktarlarına göre sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılanın ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 14.12.2011 tarihli raporda “Tespit edilen bozulmanın iddia edildiği gibi bir cinsel saldırıya bağlı olabileceği gibi, cinsel saldırı olmaksızın başka olay ve/veya olaylara bağlı olarak gelişen psikososyal stres ve çatışmalar sonucunda oluşabileceği, bunlar arasında kurulumuzca ayrım yapılamadığı” şeklindeki belirleme karşısında sanıklar … ile… haklarında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK’nın 102/5. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün gerekçesinde sanığın yardım eden sıfatıyla eyleme iştirak ettiğinin açıklanmasının ardından verilen kararda eylemin 5237 sayılı TCK’nın 37. maddesine uyduğu belirtildikten sonra aynı Kanunun 39. maddesinin tatbiki suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması,
Sanık … müdafisinin hükümden sonra sunduğu temyiz dilekçesi ve ekindeki doğum raporuyla adı geçen sanığın suç tarihinde on sekiz yaşından küçük olduğunu iddia etmesi karşısında, anılan hususta araştırma yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Kendisini vekaletnameli vekille temsil ettiren katılan yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanıklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.