YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/187
KARAR NO : 2020/4673
KARAR TARİHİ : 04.11.2020
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.12.2017 gün ve 2017/419 Esas, 2017/399 Karar sayılı hükmün kaldırılarak zincirleme şekilde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine
Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile sanık müdafisinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mahkemece yapılan yargılama sırasında usulüne uygun şekilde duruşmalardan haber edilen Bakanlık vekilinin davaya katılma talebinde bulunması karşısında, kurulan hükmü temyize hakkı bulunmadığı ve 5271 sayılı CMK’nın 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık müdafisinin süre tutum talebini içerir temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermeyip sonradan gerekçeli temyiz dilekçesi de vermediği anlaşıldığından, vaki temyiz istemlerinin aynı Kanunun 298. maddesi gereğince REDDİNE,
Katılan mağdur vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile katılan mağdur vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan bozma üzerine yargılama neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, katılan mağdur vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 302/1. madde ve fıkrası gereğince esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmesine, 04.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.