YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3075
KARAR NO : 2021/1720
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re’sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık müdafisi ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 27.09.2019 tarihli rapora göre kendisinde olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve eyleme ruhsal yönden mukavemet etmesine engel olacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği saptanmayan mağdurenin aşamalardaki çelişkili ifadeleri, babası Rıdvan ile olay günü yaptıkları konuşmalarda nerede olduğu hususunda bahaneler sunup, kendisini aramaya çıkan babasıyla karşılaştığında da ondan kaçmak istemesi, eve getirildiğinde de sanığa “ bebeğim akşam eve geldim hemen tuvalete gittim kilodum hep gan” şeklinde mesaj göndermesi ve iç çamaşırını apartman boşluğuna atmış olması nazara alındığında sanığın olay tarihinde mağdureye yönelik eylemlerini zorla gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek müsnet suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Adli Emanetin 2010/1025 sırasında kayıtlı olup mağdureye ait olduğu anlaşılan kilodun karar kesinleştiğinde sanığa iadesine karar verilmesi
Kanuna aykırı, sanık müdafisi ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
S/P