YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8062
KARAR NO : 2021/4098
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
Sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan gerçekleştirilen yargılama sonucunda, atılı suçtan mahkumiyetine dair Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.06.2013 gün ve 2010/422 Esas, 2013/189 Karar sayılı hükmün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 09.09.2019 gün ve 2015/5767 Esas, 2019/10696 sayılı hükmün bozulması yönündeki kararıyla ilgili olarak ilk derece mahkemesince direnme kararı verilerek sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair kurulan 18.06.2020 gün ve 2019/356 Esas, 2020/125 Karar sayılı hükmün sanık müdafisince temyiz edilmesinin ardından Dairemizde inceleme sırası bekleyen dosya ile ilgili olarak 02.12.2016 günlü, 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 24.11.2016 günlü, 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. maddenin birinci ve üçüncü bentlerine istinaden yapılan değerlendirmede bozma sonrası mahkemece verilen 18.06.2020 tarihli ikinci hükümde yeni gerekçeler de gösterilmesi nedeniyle mahkeme kararının direnme olmayıp yeni hüküm niteliği taşıdığı gözetilerek gereği görüşüldü:
Her ne kadar Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07.05.2008 tarihli iddianamede sanığın yolda karşılaştığı on beş yaşından küçük mağdurun omzuna dokunduğunun belirtilmesinden sonra devamında “sen ne kadar yakışıklısın, hiç masturbasyon yaptın mı?” penisin boyu ne kadar? nasıl iyi akıtabiliyor musun?’ şeklinde sözler sarf ettiğinden bahsedilmesi suretiyle gerçekte cinsel taciz suçuna yönelik işlenen fiiller anlatılmasına rağmen açıklanan bu eyleme ilişkin olarak 5237 sayılı TCK’nın 103/1. maddesinin uygulanmasının talep edilmesi karşısında, esasen sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan usulüne uygun açılmış kamu davası bulunmayıp, mevcut haliyle dava konusu edilen eylemin cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.