YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/10896
KARAR NO : 2006/961
KARAR TARİHİ : 07.02.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar K.davalılar …. vekili tarafından, davalı aleyhine 28.10.1999 ve 7.2.2000 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali tescil, karşı dava ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin iptalinin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptal tescil isteminin reddine, karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 8.6.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar-karşı davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne dava değerinin duruşmalı işlerdeki belirlenen değerden düşük olmasından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, karşı dava ise dayanılan satış vaadi sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, sözleşme bedeli ödenmediğinden tapu iptali tescil davası reddedilmiş, karşı dava hakkında ise olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir.
Hükmü davacılar temyiz etmiştir.
Biçimine uygun düzenlenen 8.9.1995 tarihli sözleşme tarafları bağlar. Gerçekten geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kalınan iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan bu tür sözleşmelere dayanılarak borcun ifa edilmemesi halinde hükmen yerine getirilmesi mahkemeden istenebilir. Somut olayda, noter önünde resen düzenlenen sözleşmede bedel 838.750.000 Tl. gösterilmiş ise de, bu bedelin 3.150.000.000 Tl. olduğu yine sözleşmenin taraflarınca aynı tarihte düzenlenen adi yazılı sözleşmede kabul edilmiştir.
./..
2005/10896-2006/961
-2-
Burada satış bedelinden 1.000.000.000 Tl.nin ödendiği, 2.150.000.000 Tl için vaad borçlusuna iki ayrı senet verildiği yazılıdır. Vaad alacaklısı olan kişi aleyhine icra takibine girişilmiş, adi yazılı sözleşmede verildiği bildirilen 1.150.000.000 Tl. lik senedin icra yoluyla tahsili talep edilmiştir.
Davada öncelikle, satışa ilişkin taraf iradelerinin, başka bir anlatımla, 8.9.1995 günlü sözleşmedeki satış iradesinin fesada uğrayıp uğramadığı yönü üzerinde durulması gerekecektir. 8.9.1995 günlü noterde resen düzenlenen satış vaadi sözleşmesinde, taraf iradelerinin taşınmaz mal satışında birleştiği kuşkusuzdur. Bundan sonra da sözleşmenin iptalini gerektiren bir neden ileri sürülmediğinden, tarafların satış iradelerini korudukları kabul edilmelidir. Taraflarca her ne kadar noterde düzenlenen sözleşmeden sonra, adi yazılı sözleşme ile bedelin 3.150.000.000 Tl. olduğu kabul edilmiş ise de, bu durum sözleşmedeki satış iradesini etkilemeyen ilk akdi ortadan kaldırmayan sözleşmenin mütemmim şartlarındandır. O halde, davacılar 8.9.1995 günlü sözleşmeye dayanarak iradi surette geçirilmeyen mülkiyet naklini mahkemeden talep edebilir.
Dairemizin süre gelen uygulamasında, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanarak tescil talebinde bulunan kişinin vaad borçlusuna sözleşmede kararlaştırılan bedeli ödemesi veya bedelden ödenmeyen bir kısım varsa bunu ödenmek üzere dosyaya depo etmesi kabul edilmektedir. Olayda satış bedeli olan 3.150.000.000 TL.nın 1.000.000.000 Tl. sı davalıya ödenmiştir. Bu bedelden 1.150.000.000 Tl.sı için icra takibi yapılmıştır. Ancak icra dosyası alacağının dava tarihine kadar ulaştığı tutar belli değildir. Öncelikle bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosya alacağının dava tarihindeki miktarı açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraflar arasındaki akdi ilişki 8.9.1995 tarihli sözleşmeyle kurulmuştur. Sözleşmedeki bedel bu tarihe göre belirlenmiş, ancak kararlaştırılan bedelden 1 milyar lirası dava tarihine kadar vaad borçlusuna ödenmemiştir. 1995 yılında kararlaştırılan bedelden ödenmeyen bir milyar lirasını dava tarihinde aynen ödenmesini istemek Türk Medeni Kanunun 2.maddesindeki dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Aksinin düşünülmesi sözleşmedeki yarar dengesinin davalı aleyhine bozulmasına neden olur. Bu bakımdan 8.9.1995 tarihindeki bir milyar liranın dava tarihinde ne olacağı somut olayın özelliğine, ülkemiz parasının yabancı para karşısındaki değer kaybına veya değişik ve ancak objektif bazı temel kriterlere göre bilirkişiye hesaplattırılmalı, bulunacak bu tutar ile icra dosyası alacağı toplamı davalılara ödenmek üzere dosyaya depo ettirilmeli tescil istemi hakkında sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Bütün bu yönlerin gözden kaçırılması doğru olmadığı gibi davalıların sözleşmenin iptali için açtığı davaları varken dava hakkında olumlu-olumsuz karar
../…
2005/10896-1006/961
-3-
kurulmaması da doğru değildir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 7.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.