Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2005/10974 E. 2006/491 K. 31.01.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/10974
KARAR NO : 2006/491
KARAR TARİHİ : 31.01.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 26.7.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.9.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, 239 parsel sayılı taşınmazı kullanan davalının 241 parsel sayılı taşınmazlarına elattığını ileri sürerek elatmanın önlenmesini ve binanın kal’ini istemişlerdir.
Davalı, 239 parsel sayılı taşınmazın babası … Alkan’a ait olduğunu davanın onun aleyhine açılması gerektiğini savunarak aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hükmü , davalı temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Yıkılmasına karar verilen ahırın davalı … tarafından yapılmadığı savunma olarak ileri sürülmüş, mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmamıştır.Dosyaya alınan fen bilirkişisi raporuna göre, yıkımına karar verilen ahırın kısmen 239 parsel sayılı taşınmaza, kısmen de davacılara ait 241 parsel sayılı taşınmaza oturduğu anlaşılmaktadır. Şu hale göre, sözü edilen ahır her iki parselinde kısmen ayrılmaz bir parçası biçiminde zeminle irtibatlıdır. Yıkımına karar verildiğinde 239 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki bölüm de yıkılacağından böyle bir yapının ortadan kaldırılması davasında 239 parsel sayılı taşınmaz malikine de husumet yöneltilmesinde zaruret vardır.Bu nedenle, davacılara 239 parsel sayılı taşınmaz maliki aleyhine ahırın kal’i hususunda ayrı bir dava açması için yeterli süre ve önel verilmeli, açıldığı taktirde eldeki dava ile birleştirilip birlikte karar verilmesi düşünülmeli, açılmadığı taktirde kal’e ilişkin istemin reddine karar verilmelidir.
Mahkemece bu yönler düşünülmeden istemin tümü ile hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının yatırana iadesine, 31.1.2006 tarihinde oy birliği ile karar verildi.