YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11009
KARAR NO : 2006/568
KARAR TARİHİ : 31.01.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Hakem sıfatıyle)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 3.6.2003 gününde verilen dilekçe ile taşınmaz vasfının tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.10.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava; genel mahkemede açılmış ve davda 935 parselin mera niteliği ile aidiyetinin tespiti istenmiştir. Genel Mahkemece davanın taraflarının 3533 sayılı yasa kapsamında kalan idareler olması nedeni ile görevsizlik kararı verilmiş, dosyanın gönderildiği Yüksek dereceli Hukuk Mahkemesi de hakem sıfatıyla 935 parselin mera olduğunun tespitine karar vermiş, davalı Hazinenin temyiz talebi de yüksek dereceli Hukuk Mahkemesi hakimi tarafından, hakem kararlarının itiraza tabi olup temyiz edilemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Hükmü davalı Hazine temyiz etmiştir.
Davanın yukarıda ortaya konan nitelemesine göre 3533 sayılı Kanun kapsamındaki daireler arasında 935 parselin aynına yönelik nitelik belirleme ve mülkiyet tespiti istemine ilişkindir. Gerçekten, davanın açıldığı 3.6.2003 tarihinde 3533 sayılı kanunla 4916 sayılı kanunla yapılan değişiklik yürürlükte olmadığından açılan davaya o yerin yüksek dereceli Hukuk Mahkemesi hakimi hakem sıfatı ile bakmalıdır. Ne var ki; bu tarihten sonra 3.7.2003 tarih ve 4916 sayılı yasa ile 3533 sayılı yasada değişiklik yapılmış, 3533 sayılı kanunun 4. maddesine anılan yasanın 24. maddesi ile ” taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklarda taşınmazın aynına yönelik olanlar hariç olmak üzere o taşınmazın bulunduğu yerin” ibaresi eklenmiş, böylece 3533 sayılı kanun kapsamında olsa dahi idareler arasındaki taşınmazın aynı ile ilgili davaların hakem de değil mahkemelerde görülmesi hükme bağlanmıştır. Eldeki dava taşınmazın aynına yönelik olduğundan davanın hakem sıfatı ile çözüm olanağı yoktur. Başka bir deyişle hakem kararı yetki aşımına dayalıdır. Karar açıklanan bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden davalının temyiz isteminin reddine dair 9.5.2005 tarihli hakem kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 15.10.2004 tarihli hakem sıfatı ile verilen mahkeme kararının BOZULMASINA, 31.1.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.