YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11085
KARAR NO : 2006/810
KARAR TARİHİ : 06.02.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk
Tarih :28.7.2005
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.8.2004 gününde verilen dilekçe ile mülkiyetin tesbiti, tapu iptali tescil ve haczin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.7.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 1/2′ şer paylarla babası … ve amcası … adlarının kayıtlı 1032 parsel numaralı taşınmazdaki babası …’e ait payın zeminde haricen yapılan ifrazla babasına bırakılan kısmın babası tarafından kendisine verildiğini ve bu bölüm üzerine kendi emek ve masrafıyla iki katlı ev ve müştemilatı yaptığını bildirerek, bu bölümün mülkiyetinin müstakilen kendi adına tapuya tescilini, bu isteminin hukuken olanaklı bulunmaması halinde emek ve masrafı ile yaptığı ev ve müştemilatının kendisi tarafından yapıldığının tesbitine karar verilmesini istemiş, mahkemece; inşaatın iyiniyetle yapıldığına kanaat getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Keşif yerinde hazır edilen fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen krokiye göre davaya konu 1032 parsel numaralı taşınmazın kuzey güney istikametine ifraz ile iki eşit parçaya ayrıldığı ve bunun “B” harfli bölümüne davalı tarafça iki katlı bina ile müştemilatlarının yapıldığı anlaşılmaktadır. Parselin “A” harfli bölümünde de ayrı bir bina ile müştemilatlarından ibaret davacının amcası…’ya ait ev ve eklentileri vardır. Parselin ortasından kuzey güney istikametine çekilen duvar paydaşlarca ikiye ifraz kanıtlamaya yeterli delil sayılmasa bile davada yer alan malikler… ve … … taksim olgusunu kabul ettiklerini bildirdiklerine göre, parselin
./…
2005/11085-2006/810 -2-
davacının babasına düşen doğu bölümüne davacı tarafça yapılan evin iyi niyetle inşa kapsamında olup olmadığı ehemmiyet arzetmektedir. Bu konuda beyanda bulunan davacının babası … davaya karşı durmamış, bu bölümün davacı adına tesciline karar verilmesi yolunda açıklamada bulunmuştur. Açıklanan bu yönler davacının “B” harfi ile gösterilen bölümdeki binaları burasının mülkiyetinin kendisine aktarılacağı düşüncesiyle yaptığını gösterir. Bu nedenledir ki davada subjektif (iyiniyet) unsurun varlığını kabulde zaruret vardır. Bu olgunun bulunmadığı yolundaki gerekçe yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; yerinde yeniden keşif yapılarak mevcut binaların bulunduğu alanın köy yerleşim bölgesinde kalıp kalmadığı ve 3094 Sayılı İmar Yasası uyarınca önceki keşifte belirlendiği şekilde ikiye ifrazının mümkün bulunup bulunmadığı hususunda uzman bilirkişiden rapor alınarak ifrazı mümkün ise “B” harfiyle işaretli bölümünün müstakilen davacı, “A” harfiyle işaretli bölümünün de … adına müstakilen tescillerine karar vermek, ifrazı olanaklı değil ise parselin “B” harfli bölümünde yapılan bina ve müştemilatının davalı tarafça yapılmış bulunduğunun tesbiti ile o yolda hüküm oluşturmak gerekirken davacının iyiniyetle hareket eden kişi durumunda olmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 2.6.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.