YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11095
KARAR NO : 2006/2342
KARAR TARİHİ : 03.03.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 26.9.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıt tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 7.6.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin işin niteliği gereği reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan baba ve anne isminin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili … ilçesi … Mahallesinde kain 1260 ada 76 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan B-blok 9 nolu bağımsız bölüm maliki davacıların miras bırakanı …’ın tapu kaydına yanlış yazılan baba ve anne adının nüfus kaydındaki gibi … ve … olarak düzeltilmesini istemiş, davalı idare vekili davanın reddini dilemiş, yerel mahkemece dava red edilmiş hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Ayrıca davacı tarafından işlem yapılan nüfus cüzdanı temin edilmeli, yanlışlık varsa neden kaynaklandığı araştırılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Mülkiyet hakkının tescili başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı, soyadı, baba adı, edinme nedeni tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Görülüyor ki bunların arasında malikin ana adı yer almamıştır.
Dolayısıyla tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgisinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez. Şayet tapunun tesciline dayanak yapılan işlemde düzeltimi gerektirir bir hata yapılmışsa bu hatanın tüzüğün 87. maddesi uyarınca ilgilisinin başvurusu üzerine o maddedeki kurallar araştırılarak idarece düzeltileceği dikkate alınmalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; yerel mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler ışığında araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yeterli araştırma yapılmaksızın değişik bir kısım gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 3.3.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.