YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11159
KARAR NO : 2006/895
KARAR TARİHİ : 07.02.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.12.200 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukan aykırılık nedeniyle elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 1.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, davalılara ait 18 parsel sayılı taşınmaza yapılan seraların 16 parsel sayılı taşınmazın sınırına ve komşuluk hukukuna aykırı olarak yapıldığını seradan akan yağmur sularının taşınmazlarına zarar verdiğini ileri sürerek, komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmek suretiyle elatmanın önlenmesini ve yıkım istemiştir.
Mahkemece istek hüküm altına alınmış, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalıların sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2- Medeni Kanunun 737 maddesine göre “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür….” Taşkınlıktan amaç, komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi ve ailesi ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemlerdir. Bu eylemlerin saptanmasında, taşınmazın bulunduğu yerin kullanma amacının, niteliğinin, konuya ilişkin düzenlemelerin ve yasal boşluk bulunması halinde mahalli örf ve adetlerin göz önünde tutulması gerekir. Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde hakim, gerek zararı saptama, gerekse zararı giderici önlemleri bulma yönünden her somut olayın özelliğini gözetmek, tarafların yarar zarar dengelerini değerlendirmek zorundadır. Komşuluk hukukunun öngördüğü sınırları aşan kullanım halinin saptanması halinde,
./..
-2-
2005/11159-2006/895
mahkemece kurulacak hükümde, zararlı davranışın giderim şeklinin ve taraf yükümlülüklerinin açıkça gösterilmesi gerekir.
Somut olayda; Davalılara ait taşınmaz sınırları içinde bulunan seraların sınırdan 1,5 metrelik çekme mesafesine yapılmadığı gerekçesi ile bu mesafe içinde kalan kesiminin yıkılmasına karar verilmiş ise de; bilirkişi raporunda seraların 1.5 metrelik çekme mesafesinin neye göre belirlendiği ve davacıların somut bir zararlarının bulunup bulunmadığı açıklanmamıştır. Az yukarıda açıklandığı gibi komşuluk hukukuna aykırılıktan söz edebilmek için somut bir zararın mevcut olması gerekir, yalnızca sınıra çok yakın yapılması komşuluğun olağan hoşgörü sınırını aşan bir eylem olarak kabul olunamaz.
Bu nedenle, mahkemece ziraat bilirkişisi ve fen bilirkişisi marifetiyle mahallinde yeniden keşif yapılarak, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davaya konu sera nedeniyle davacıların somut bir zararlarının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. Somut bir zararın varlığının saptanması halinde ise, zararlı davranışın sera yıkılmadan giderilip giderilemeyeceği de araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu yönler gözetilmeden eksik araştırma ve soruşturma ile istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) bentte yazılı nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte yazılı nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 7.2.2006 tarihinde oy birliği ile karar verildi.