YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11329
KARAR NO : 2006/862
KARAR TARİHİ : 06.02.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.9.2004 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.4.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, dava kabul redilmiş, hükmü davalılardan Orman İdaresi temyiz etmiştir.
21.3.2005 günlü krokide, 211 parselin tecavüzlü kısımları A,B,C, ve D harfleri ile gösterilmiş, bu bölümlere taşınmazın doğusunda tescil harici yeri kiralayan davalı kemal’in moloz dökmek ve tel örgü çekmek suretiyle tecavüz ettiği saptanmıştır. Görülüyor ki, Orman İdaresinin ne fiilen ne de hukuken davacıya ait 211 nolu parsele tecavüzü yoktur. O yüzden bu davalı hakkındaki davanın reddi gerekirken aleyhine hüküm tesisi bozmayı gerektirir.
Özellikle çapa dayalı elatmanın önlenmesi davalarında, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen ve müdahaleyi belirleyen kroki, hüküm fıkrasının (tamamlayıcısı) ekidir. İnfaz, bu krokiye dayalı olarak yapılır. Her ne kadar mahkemece dava kabul edilmiş ve davalının müdahalesinin men’ine karar verilmiş ise de, ne krokiye gönderme yapılmış ve ne de 211 parselin tecavüzlü bölümleri hüküm fıkrasına yazılmıştır. Bu tür bir hüküm HUMK.nun 389 maddesine aykırı olduğundan ileride taraflar arasında yeni uyuşmazlıklara neden olacağında kuşku yoktur. Kabule göre, hüküm yöntemine uygun kurulmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 6.2.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.