Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2005/11802 E. 2006/493 K. 31.01.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11802
KARAR NO : 2006/493
KARAR TARİHİ : 31.01.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.8.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.6.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, dava konusu taşınmazlarda “…“ olan adının “ … “ olarak yazıldığını, soyadının ise hiç yazılmadığını ileri sürerek düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ; hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Yapılan araştırma ve soruşturma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazlardan 493 ve 495 parsel sayılı taşınmazların geldisi olan 176 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespit tutanağının aynı mahkemenin 1974/ 114 esas sayılı dosyasına gönderildiğinin bildirildiği halde anılan dosya getirtilerek incelenmemiştir. Öte yandan, dava konusu 187 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağı edinme nedeninde, tespite esas alınan tapu kayıtları ile ……ye ait olduğu ölümü ile mirasçılarına kaldığı ve mirasçıları arasında “… “ isimli bir kişinin de bulunduğu yazılıdır. Tespite esas alınan tapu kayıtları ile ……nin tüm çocuklarını gösterir nüfus kayıt örneği getirtilmeli bulunamadığı taktirde davacıdan kök tapu kayıt maliki …… ile irtibatını sağlar şekilde veraset ilamını ibraz etmesi istenilmeli ve yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma ve soruşturma yapılarak tapu kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olup olmadığı saptanıp sonuçuna göre bir karar verilmelidir.
Bu yönler gözetilmeden eksik araştırma ve soruşturma ile davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle ; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine 31.1.2006 tarihinde oy birliği ile karar verildi.