Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/10465 E. 2006/12202 K. 01.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10465
KARAR NO : 2006/12202
KARAR TARİHİ : 01.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.9.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 4.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, genel yola bina yapılarak oluşan elatmanın yapının kal’i suretiyle kaldırılması istemine ilişkindir.
Davalı, dava konusu yerin özel yol olduğunu, davacının da halen geçiş yaptığı başka bir yol bulunduğunu, yapının kal’inin de fahiş zarar doğuracağından, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Gerçekten, mahkemece doğru olarak saptandığı üzere genel yollar ya kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı orta malı taşınmazlardandır.
Davacı dava konusu taşınmaz bölümünün genel yol olduğunu iddia ettiğinden Türk Medeni Kanununun 6.maddesi hükmünce bu iddiasını kanıtlamak zorundadır. Bu konuda dinlenen tanıklar dava konusu taşınmazın bulunduğu yerden o yörede parselleri bulunan kişilerin gelip geçtiğini söylemiştir. Bu kişilerin beyanlarından çekişmeli yerin genel yol olmadığı oradaki bazı kimselerin özel yol olarak kullandıkları sonucu çıkmaktadır. Diğer taraftan, aynı yer Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/444 esasta kayıtlı Türk Medeni Kanununun 713.maddesine dayanılarak açılmış tescil davası nedeniyle fen bilirkişisinin düzenlediği 10.5.1994 günlü krokide çekişmeli taşınmazın bulunduğu yön “özel parsel yolu” olarak işaretlenmiştir.
… delil niteliğindeki tescil davasında düzenlenen krokide yapılan saptama da dava konusu yerin kadimden beri kamunun kullanımında olan genel yol değil, özel bir yol olduğunu göstermektedir. Özel yollar ise Türk Medeni Kanununun 715. ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddeleri kapsamında değildir. Kısacası, davacı genel yol iddiası ile açtığı davada iddiasını ispat edememiştir. Davanın bu nedenle reddi yerine delillerin yanılgılı takdiri suretiyle bu iddia kanıtlanmışcasına istemin hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 1.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.