YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10765
KARAR NO : 2006/13045
KARAR TARİHİ : 14.11.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 21.2.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 6.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, murisi … … adına kayıtlı olup mirasçılar arasında yapılan rızai taksim ile kullanımı kendisine bırakılan 1985 parsel numaralı taşınmazın sınırını bozan ve tel örgü ile ağaçlarını keserek müdahelede bulunan davalının elatmasının önlenerek toplam 730.00 YTL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; bilirkişi raporunda ‘A’ harfi ile belirtilen kısma yapılan müdahelenin önlenmesine, 410.41 YTL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve tazminat isteğine ilişkindir.
Dava konusu 1985 parsel numaralı taşınmaz davacının murisi … … adına kayıtlı olup elbirliği mülkiyetine tabidir. Elbirliği halindeki mülkiyette mirasçılar arasında ortaklık bağı vardır. Bu kişiler mirasçı sıfatı ile bir mala veya hakka birlikte malik olmak durumundadır. Medeni Kanunun 701-703. maddeleri uyarınca bu tür mülkiyetin tüzel kişiliği bulunmadığından ortaklardan her birinin eşya üzerinde doğrudan bir hakkı yoktur. Elbirliği mülkiyetinde malikler mülkiyet payını ayırmadığından eşya üzerinde paydaş değil, ortaktır. Yine bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Şayet davalı olacaklarsa davanın ortakların tümü aleyhine açılması gerekir. Medeni Kanunumuza göre bir ortak tek başına dava açabilir, ne var ki açtığı bu davaya devam edilebilmesi için açılan davaya öteki ortakların olur vermeleri yada davanın Medeni Kanunun 640. maddesi uyarınca miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile sürdürülmesi gerekir.
Somut olayda; her ne kadar Türk Medeni Kanunu’nun 702/4. maddesi uyarınca ortaklardan her biri topluluğa giren hakların korunmasını sağlamak amacıyla elatmanın önlenmesi davası açabilir ise de eldeki davada tazminat isteğinde de bulunulmuştur. Türk Medeni Kanunu’nun 640.maddesi gereğince tazminat terekenin tamamına ait olacağından çekişmeli parselin ortaklarından davacı dışındakilerin davaya katılması veya olurlarının alınması gereklidir. Mahkemece, yukarıda yazılı kural uyarınca davaya katılmayan ortakların olurunun alınması yada miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerektiği düşünülmeden çekişmenin esasının incelenip davanın kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.