YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10931
KARAR NO : 2006/13047
KARAR TARİHİ : 14.11.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 24.6.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalı tarafından inşa edilen binanın yola tecavüzlü olduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve kal isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece dava konusu yapının davacıya ait parsellere tecavüzü bulunmadığı, yola vaki tecavüzün davacının yoldan yararlanmasına engel olmadığı ve köy yoluna tecavüzün önlenmesi davasında davacının husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş olup hükmü, davacı temyiz etmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B ve Türk Medeni Kanunun 715.maddeleri hükmünce yollar kamuya ait taşınmazlardandır. Genel yollardan herkesin yararlanma olanağı bulunduğundan dava, yolun bulunduğu köy tüzel kişiliği tarafından açılabileceği gibi yararlanma hakkı bulunan gerçek ve tüzel kişilerce de açılabilir.
Davacının da yoldan yararlanma hakkı bulunması nedeniyle dava açma hakkının varlığı kabul edilmelidir. Mahkemece çekişmenin esası ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda davaya konu yapının 18.50 metrekarelik kısmının yola tecavüzlü olduğu da belirtilmiş olduğundan işin esasının incelenerek bir hüküm kurulması yerine yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.