Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/11060 E. 2006/14111 K. 30.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11060
KARAR NO : 2006/14111
KARAR TARİHİ : 30.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.12.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, tahliye suretiyle elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali tescil ve tahliye davasının kabulüne dair verilen 08.02.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar …, … ve … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava ve birleştirilen davada imtiyaz sözleşmesine dayalı mülkiyet aktarımı ve tahliye suretiyle elatmanın önlenmesi istenmiştir.
Mahkemece, dava ve birleştirilen kabul edilmiş, hükmü davalılar … Elektrik Anonim Şirketi (…), … ve … temyiz etmiştir.
1-Davanın konusu belli bir değerle ilgilidir. Böyle olunca temyiz yoluna başvurunca mahkemece alınmasına karar verilen nisbi ilam harcının 1/4’ü peşin olarak ödenmelidir (10.5.1965 tarih 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı). Temyiz eden davalıya peşin olarak ödenmesi gereken harç tamamlamak üzere verilen süre içerisinde bu eksiklik giderilmemiş ve mahkemece HUMK.434 madde hükmü uygulanarak kararın temyiz edilmemiş sayılmasına, karar verilmiştir. Davalılardan …’ın temyizi mahkemenin 17.07.2006 tarihli kararına ilişkindir. Yapılan işlemde usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davalının temyiz itirazlarının reddi ile mahkemenin 17.07.2006 tarihli kararının onanması gerekmiştir.
2-Mahkemece birleştirilen 2003/1341 Esas sayılı dava dosyasının davalısı … dava konusu 10 parsel üzerinde 9 numaralı konut niteliğindeki bağımsız bölümde …’ın kiracısı dava dışı … A.Ş’nin çalışanı olarak yapılan tahsis nedeniyle ikamet ettiğini kira ilişkisinin sürdüğünü açılan davanın reddini savunmuştur.
Özel yasa hükümleri ayrık olmak üzere hukukumuzda gerek taşınır gerekse taşınmaz mallara ilişkin kira sözleşmelerinin geçerliği hiçbir biçim koşuluna bağlı değildir. Kira sözleşmeleri yazılı olarak yapılabileceği gibi sözlü veya üstü örtülü biçimde de yapılabilir. Kira sözleşmelerinde önemli olan tarafların sözleşmenin esaslı unsurlarında anlaşmış olmalarıdır. Bu kurallara 18.03.1942 tarih ve 37/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da değinilmiştir. Ne var ki; kira ilişkisi bir hukuki fiil (vakıa) değil, bir hakkın doğumuna, değiştirilmesine veya ortadan kaldırılmasına neden olma niteliği itibariyle bir hukuki işlemdir. Bundan ötürü HUMK.nun 288. maddesi gereğince 400. YTL’yi geçen sözleşmeler hakkında tanık dinlenmesine olanak bulunmadığından kira ilişkisinin ancak yazılı delille kanıtlanması gerekir. Davalılardan … her ne kadar kira ilişkisinin varlığını ileri sürmüşse de, bu ilişkiyi gösteren delil ibraz etmediğinden, dolayısıyla savunmasını kanıtlayamadığından hakkında açılan davanın kabul edilmesinde yasaya aykırı bir yön yoktur. Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı …’nun temyiz itirazlarının reddi ve hakkındaki hükmün onanması gerekir.
3-Davalılardan …’un temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemenin 2003/1331 Esasında kayıtlı ve eldeki davayla birleştirilen dosyanın davalısı …’ da 9 parsel üzerindeki 16 numaralı bağımsız bölümün maliki olan …tarafından … Madencilik Yatırım Müşavirlik ve Ticaret A.Ş’ye kiralandığını şirketin görevlisi olması nedeniyle adına tahsis edildiğini ileri sürerek açılan davanın reddini istemiştir.
Gerçekten; davacı Hazine tarafından aksi savunulmayan 01.10.2003 günlü kira sözleşmesiyle dava konusu bağımsız bölümün sözleşmenin yapıldığı tarihte taşınmaz malda mülkiyet hakkı bulunan davalı … tarafından dava dışı … Madencilik Yatırım Müşavirlik ve Ticaret A.Ş’ye kiralandığı adı geçen şirketin de lojman olarak yararlanmak üzere dava konusu bağımsız bölümü davalı …’a tahsis ettiği görülmektedir. Açıkçası davalılardan Yücel kira ilişkisinin varlığını yöntemince kanıtladığından, çekişme konusu bağımsız bölümü hukuka aykırı bir nedenle işgal ettiği düşünülemez. Davacı Hazine bu davalıya karşı başka hukuki nedenlerle tahliye isteminde bulunabilir ise de, davalılardan …’la yapılan imtiyaz sözleşmesinin mülkiyet naklini isteme hükmüne dayanarak davalı …’un tahliyesini isteyemez. Mahkemece değinilen bu yönler göz önünde tutularak davalı … aleyhine açılan elatmanın önlenmesi suretiyle tahliye davasının reddi yerine bu istemin de hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın açıklanan bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan …’ın temyiz dilekçesinin reddine ilişkin mahkemenin 17.07.2006 günlü kararının ONANMASINA, 2. bent uyarınca davalılardan …’nun tüm temyiz itirazlarının reddiyle, aleyhindeki hüküm bölümünün ONANMASINA, 3.bent gereğince temyiz olunan kararın davalılardan … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden … tarafına yükletilmesine, 30.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.