YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11233
KARAR NO : 2006/13761
KARAR TARİHİ : 23.11.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 8.1.2003 gününde verilen dilekçe ile sınırlandırma hatasının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 5.5.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı kendisine ait 2 parsel sayılı taşınmaz ile davalıya ait 3 parsel sayılı taşınmaz arasındaki sınırı duvar ile belirlediklerini ancak kadastro tespiti sırasında sınırlandırma hatası yapılarak bu duvarın nazara alınmadığını ileri sürerek 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca sınırlandırma hatasının düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın sınırlandırma hatasının düzeltilmesi şeklinde giderilemeyeceği ancak tapu iptali tescil davası ile çözümleneceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava, kadastro tespitleri sırasında yapılan sınırlandırma hatasının düzeltilmesi istemine ilişkindir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi, “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz … içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine kadastro müdürlükleri yetkilidir.” şeklindedir. Eldeki davada da kadastro tespiti sırasında sınırlandırma hatası bulunduğu ileri sürülmektedir. Öncelikle 41. madde kapsamına sözü edilen sınırlandırma ve sınırlandırma hatalarının ne olduğuna değinmek gerekmektedir.
Sınırlandırma kadastro çalışmaları sırasında muhtar bilirkişi ve ilgilisinin beyanı ile taşınmazın zeminde belirlenen sınırlarıdır. Kadastro sonrası yapılan işlemlerde ise sınırlandırma aplikasyon değerleri ile belirlenen sınırlardır.
Zeminde bu şekilde belirlenmiş olan sınırların hatalı olarak alınması ise sınırlandırma hatasına sebep olur. Bu hataların tespiti ölçü tersimat ve hesaplama hataları gibi kolay değildir. Bu nedenle 41. maddeye göre düzeltilebilecek sınırlandırma hataları 41. madde yönetmeliğinin 8. maddesinde tek tek sayılmıştır. Bunlar;
a-Taşınmazda kadastro sırasında uygulanan kayıt sınırlarının sabit sınır
niteliğinde olması ve halen zeminde mevcut olmasına karşın buna aykırı sınırlandırma yapılmış olduğunun,
b-Arazide değişmeyen sınır olduğunu gösteren demiryolu, kanalet ve yol benzeri gibi değişmeyen ve sabit sınır niteliğinde olduğunu kesin olarak gösteren yapı ve tesisler bulunduğunu ve bu yapı ve tesisler krokisinde gösterilmiş olduğu halde ölçü yapılırken bu sınırlara uyulmamış olduğunun,
c-Kadastro öncesine ait tapu krokisine aykırı olarak ya da hatalı kroki ve plan esas alınarak, sınırlandırma hatası yapılmış olduğunun,
ç-Parsel ceple hattında kırıklar bulunduğu halde düz geçirilmiş ya da düz olduğu halde kırık noktalı geçirilmiş olduğunun,
d-Birbirine sınır olması gereken taşınmazlar arasında binmeler ya da boşluklar olduğunun,
e-Fotoğrametrik haritalara dayalı kadastro çalışmalarında, parsel sınırı teşkil etmeyen çizgiler esas alınarak sınırlandırma yapılmış olduğunun, anlaşılması halinde sınırlandırma hataları düzeltilir.
Sınırlandırmadan kaynaklanan bir hata bulunup bulunmadığı; tescilli belgeleri, varsa tespit tarihinden önce üretilmiş … fotoğrafı, fotoğrametrik harita gibi haritalar ile yararlanılabilecek diğer bilgi ve belgeler üzerinde zeminde ve büroda gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmak suretiyle belirlenir.
Gerektiğinde kadastrodan sonra sınır değişikliği olup olmadığı hususu, geçerli bir belge, muhtar ve mahalli bilirkişi beyanları ile tespit edilir.
Sınırlandırma hatalarına yönelik yapılacak düzeltmelerde, yeni bir parsel oluşturulmaz.
Somut olaya gelince; davacı davalı ile kendi taşınmazı arasındaki sınırın duvar ile belirlendiğini ancak kadastro tespiti sırasında bu duvarın nazara alınmadığını ileri sürerek sınırlandırma hatasının düzeltilmesini istediğine göre yukarıda sözü edildiği gibi 41. madde uyarınca sınırlandırma hatasının düzeltilmesi Kadastro Müdürlüğünün yetkisi dahilindedir. Bu durumda mahkemece açıklanan olgular nazara alınarak ve HUMK m. 7 hükmü de gözetilerek idari makamın görevine giren iş kendisine arz olunduğundan davanın yargı yeri nedeniyle reddi yerine yazılı gerekçelerle reddi yasaya uygun düşmemiş ise de, HUMK.m.438/son uyarınca karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan gerekçesi yukarıda açıklandığı şekilde düzeltilerek hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 23.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.