YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11834
KARAR NO : 2006/14632
KARAR TARİHİ : 07.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 3.8.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalılardan …’in aracı olması ile 1051 ve 1052 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından paylarını noterden düzenlenen satış vaadi sözleşmeleri ile satın aldığını, paydaşların bir kısmından kendisine, bir kısmından da davalı …’e tapuda işlem yapmak üzere vekaletnameler verdiğini, davalı …’in kendisine verilen vekaletnameleri ve davacı adına düzenlenmiş vekaletnameleri imzasını taklik ederek kullanmak suretiyle taşınmazları davalı … üzerine tapuda devrettiğini hile ve sahteliğe dayalı temlikin korunamayacağını belirterek satış vaadi ile satın aldığı taşınmazların adına tescilini, tescilin olanaklı olmaması halinde taşınmazların rayiç bedellerinin alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar davanın reddini savunmuş, bir kısım davalılar ise cevap vermemiştir. Mahkemece, tapu kaydında davalı … payının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, hükmü davalı … temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ile dosya içeriğine göre davalı …’nın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Noterden biçimine uygun olarak düzenlenmiş satış vadine konu edilen 1051 ve 1052 parsel numaralı taşınmazlarda davalı …’ya mülkiyetlerin geçmesinden önce, paydaş bulunanlar değişik tarihlerde
düzenledikleri anlaşılan altı adet sözleşmelerle kendilerine ait payların davaçı …’ye satışını vaad ettikleri ve bunlar arasında o tarih itibariyle paydaş olanlardan … … ile … …’ın yer almadığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde de bu kişilerin paylarının satın aldığına dair bir açıklamada yer almamıştır. Davacı vekili tarafından yargılama sırasında sunulan dilekçelerle … … ve … … paylarının da satış vaadine konu edildiği belirtilmiş ise de, buna dair harhangi bir sözleşme dosyaya sunulmamıştır. Bu kişilere ait payların 18.9.2000 … ve 3225 yevmiye resmi satış suretiyle davalı …’ya tapuda devredildiği anlaşılmaktadır. davacı bu kişilere ait payların kendisine satışının vaat edildiğini düzenlenen dava dilekçesinde de bahsetmediğine göre, … … ile … …’dan satış suretiyle … Tunca’ya geçirilen paylar hakında da dava varlığından söz edilemez. Hal böyle olunca, HUMK:nun 74.maddesi gereğince hakim tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğinden, talep aşılarak davalı …’nın, … … ile … …’dan satım suretiyle devraldığı payların iptali ile davacı adına tescilini sağlar nitelikte hüküm tesisi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 7.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.