YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12154
KARAR NO : 2006/14253
KARAR TARİHİ : 01.12.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 6.1.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, tapu ile malik olduğu 506 parsel taşınmazının güney komşusu bulunan davalı … tarafından kullanmakta bulunulan 509 parselde çalışma yapılırken davacı parseline taşkınlık teşkil edecek şekilde duvar yaptırıldığını, yapım çalışmaları sırasında davacı taşınmazına su taşıyan ark-kanalın kapatılmasına neden olunduğunu bildirerek, bu taşkınlıkların kaldırılmasına karar verilmesini istemiş, davalı davanın reddini savunmuş, Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı tarafından … yapıldığı ileri sürülen duvarın tam sınıra yapıldığı … bilirkişi tarafından düzenlenen rapora yansıtılmış ise de, çizilen ölçekli krokide duvarın zeminde işgal ettiği kısmın boyutlandırılması yapılmadığı gibi, bu duvarın taraf taşınmazlarının ortak sınırına yapılması sözcüğünün Türk Medeni Kanununun 721.maddesi uyarınca farazi olarak kabul edilen ve zeminde boyutlandırılması mümkün olmayan ortak sınırın üzerine yapıldığı belirtilmek istenen bu duvarın, taraf taşınmazları bakımından oturduğu genişlik belirtilmemiştir. Anlaşıldığı kadarı ile davalı tarafça duvar yapımından önce davacıdan herhangi bir olur istenmemiştir. Böylesi hallerde, duvar yapmak isteyen taraf karşı taraf taşınmazına taşma yapmayacak biçimde
kendi sınırları içerisinde kalacak şekilde duvar yapması gerekir. Teknik bilirkişi tarafından belirtilen biçimde inceleme yapılıp rapor düzenlemediği sürece duvara ilişkin iddia hakkında … bir hüküm oluşturmak mümkün olmaz.
Bundan ayrı; birinci keşfi takiben rapor düzenleyen … mühendisi … … tarafından tarihsiz olarak sunulduğu anlaşılan raporda, davacı taşınmazına su taşıdığı anlaşılan ark ya da kanalın kapandığı belirtilmiş ise de, bu kanalın geçiş güzergahı raporlara yansıtılmadığı gibi, kapatma işleminin kim tarafından meydana getirildiği keşifte dinlenen tanık ve bilirkişilerden de sorulmamıştır. Varlığı … bilirkişi tarafından tespit edilen bu kanalın davalı taşınmazı dışında kalan bölümlerinde kapalı bulunan bölmeleri var ve bu kapanmaya da davalının eylemi neden olmuş ise, bu kanalların sulamaya açık tutulacak hale getirilmesi külfetine de davalının katlanması gerekir. Diğer bir anlatımla belirtilen son durumun kanıtlanması halinde davalı eyleminin haksızlığı kabul edilerek, bununda men’ine karar verilmesi gerekir. Belirtilen eksiklikler giderilmeden yetersiz araştırma ile hüküm verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 1.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.