YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12367
KARAR NO : 2006/14951
KARAR TARİHİ : 13.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.5.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 14.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalı ile yaptıkları kum ocağı işletme sözleşmesinin süresinin sona erdiğini ileri sürerek taşınmazın boşaltılarak teslimini istemiş, verdiği ıslah dilekçesi ile de davalı ile karşılıklı olarak kira sözleşmesini feshettiklerini aralarında kira ilişkisi kalmadığını ileri sürerek fuzuli işgal nedeniyle davalının taşınmaza müdahalesinin men’ine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce “Davacının bu istemi hasılat kira sözleşmesi ile davalıya teslim edilen taşınmazın aktin fesih ile sona ermesi nedeniyle davacıya teslimi ve elatmanın önlenmesine karar verilmesine ilişkin olup 6570 sayılı Kanun hükümlerinin olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu tür davalarda görevli mahkeme taşınmazın değeri esas alınmak suretiyle belirlenir. Mahkemece saptanan bedel Sulh Hukuk Mahkemesinin görevini belirleyene HUMK.nun 8 maddesindeki 400 YTL.nin üstünde olduğundan davayı görmeye Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görev konusu dikkate alınmadan dava dilekçesinin görev yönünden reddi yerine uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Davaya bakan Sulh Hukuk Mahkemesince bozma kararı uyarınca görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildikten sonra Kadastro Müdürlüğü 1.6.2006 tarihli yazısı ile dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip tutanağın mahkemesine gönderildiğini mahkemeye bildirmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tespiti yapıldığı ve düzenlenen tutanağın Kadastro Mahkemesine gönderilmiş olduğundan davaya Kadastro Mahkemesince bakılması gerekeceği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Kadastro Mahkemesinde taşınmaz mülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek veyahutta beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastroyu ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara bakılacağı 3402 sayılı Kadastro Kanununun 25.maddesinde açıklanmıştır. Madde hükmünden mülkiyet hakkı ve tapu sicilini ilgilendiren davalara Kadastro Mahkemesinde bakılacağı sonucuna varılmaktadır.
Somut olayda, taraflar arasındaki ilişki kira sözleşmesi ile kurulmuş olup davacı bu ilişkinin sona erdiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istediğine göre davada mülkiyet uyuşmazlığı bulunduğundan söz edilemez. Bu durumda davaya Kadastro Mahkemesinde bakılamayacağı genel mahkemede görülmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 13.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.