Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/1241 E. 2006/3859 K. 03.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1241
KARAR NO : 2006/3859
KARAR TARİHİ : 03.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 7.4.2004 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.9.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, vakıf şerhinin silinmesi istemi ile açılmış, mahkemece istek kabul edilmiş, hükmü davalı … temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki … İdare Mahkemesinin 2003/1238 esasında kayıtlı davada çekişme konusu 590 parselin tapu kaydına 30.9.1986 gününde konulan “… Vakfından” şerhinin iptali istenmiştir. Başka bir deyişle davanın konusu, idari bir işlemin iptaline ilişkindir. İdare mahkemesinde … Vakfının niteliği incelenmediğinden idare mahkemesinin kararı eldeki bu dava açısından kesin hüküm oluşturmaz.
Az yukarıda söylendiği üzere, çekişme konusu 590 parselin 24.8.1976 tarihindeki tapulama tespitinden ve 10 yıl geçtikten sonra tapu kaydına 30.9.1986 tarihinde vakıf şerhi işlenmiştir. Kural olarak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 2.4.2004 tarih ve 2003/1 esas, 2004/1 karar sayılı içtihadı uyarınca vakıf şerhinin tapu sicilinden silinmesi ya da tapu siciline yazılmasına ilişkin istemleri içeren davalarda da 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanması gerekir. Soruna bu açıdan bakıldığında 10 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle davanın kabulü sonuç olarak doğrudur. Diğer taraftan 3402 sayılı Kadastro Kanununa 5304 sayılı kanunun 11.maddesi ile yapılan “tapu kayıtlarında icaretyn veya mukaatalı olduğuna dair vakıf şerhi bulunan taşınmazlarda 12.maddenin 3.fıkra hükümleri uygulanmaz” değişikliği
tarihli Resmi gazetede yayınlanmış ve yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yasada değişikliğin geçmişe uygulanacağına dair bir irade açıklanmamış olduğundan tamamlanmış hukuki durumlar korunmuştur. Burada kayıtlara vakıf şerhi hak düşürücü süre geçirildikten sonra yazıldığından kayıt maliki olan davacı yararına tamamlanmış bir hukuki durum ortaya çıkmıştır. Bütün bu nedenlerle davalı … İdaresinin değinilen yönleri amaçlayan temyiz itirazları yerinde değildir. Yapılan yargılamaya, dosyaya toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalının, tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın gerekçesi H.U….nun 438/son maddesince yukardaki şekilde DEĞİŞTİRİLEREK hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 3.4.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.