YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12615
KARAR NO : 2006/14405
KARAR TARİHİ : 04.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : ….
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.12.2001 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.03.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, mülkiyet payının 1/3’ü kendisine ait bulunan 95 ada 15 parsel sayılı taşınmazı üzerine davalı … yararına kurulan 04.10.2001 … ve 3017 sayılı ipoteğin tamamen karşılıksız bulunduğunu, o tarihte ipotek sözleşmesi tarafı olarak kendi vekili sıfatıyla işleme katılan … …’ın vekalet görevini kötüye kullanarak bu ipoteği tesis ettirdiğini bildirerek karşılıksız olması nedeniyle ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini istemiş; davalılar vekili ipoteğin satılan mal karşılığı alınacak bedel için tesis edildiğini, bu bedelin ödenmemiş olması nedeniyle terkininin de istenilemeyeceğini bildirerek davanın reddini savunmuş, mahkemece ipoteğin bedelsiz tesis edildiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyaya getirtilen 04.10.2001 tarih 3017 yevmiye numaralı ipotek sözleşmesinde, 95 ada 15 parsel sayılı taşınmazda davacı adına 3/7 pay üzerine … vekili sıfatı ile hareket eden … oğlu … …, lehdarı … … yararına 10.000.000.000 TL (onmilyar) bedel üzerinden 1. derecede ve faizsiz ve üç ay süreli, fekki alacaklı tarafından bildirilinceye kadar ipotek tesis ettirmiştir. Bu sözleşmenin herhangi bir kişi ile lehdarı … … arasında var olan bir ticari ilişkinin sonucunu taahhüt eder ibare yer almamaktadır. İpotek doğrudan ana para ipoteği gibi tesis edilmiş olup, tam bir karz ipoteğidir. Bu resmi belgeyi gücünden
düşürecek davalı yanın elinden çıkma bir belgeye ya da onun ikrarına kadar ipoteğin hükmünü ifa eder olduğunu kabul etmek gerekir. İpotek miktarının ödendiğine dair açıklanan nitelikte bir belgeye rastlanılmadığına göre davanın reddine karar verilecek yerde aksine düşünce ile davanın kabulü ile ipoteğin terkinine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.