YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12767
KARAR NO : 2006/14761
KARAR TARİHİ : 11.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.06.2005 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin taviz bedeline tabi olmadığının tespiti ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.07.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 3902 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki «… Vakfı» şerhinin kaldırılması istemiyle açılmıştır.
Mahkemece dava kabul edilmiş, kararı davalı … temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmaz 980 ada 4 parsel sayılı taşınmazdan gelmektedir. Davacı … Tüzel Kişiliği 09.07.1976 ve 12.11.1976 günlü kamulaştırma kararıyla çekişme konusu taşınmazı kamulaştırmıştır. Kamulaştırmanın yapıldığı tarih itibariyle önceki Medeni Kanununun 633. maddesi uyarınca mülkiyet tescilden önce davacı Belediyeye geçmiş bulunmaktadır. Her ne kadar 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 25. maddesi 24.04.2001 tarih 4650 sayılı kanunla değiştirilmiş ve mülkiyetin idareye geçmesinin mahkemece verilen tescil kararıyla olacağı hükme bağlanmışsa da, bu hüküm değişiklikten sonraki tarihlerde uygulanacağından bu kanununun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte yapılan kamulaştırma mülkiyeti davacı Belediyeye geçirdiğinden dava mülkiyet hakkına dayalı olarak Belediye tarafından açılabilir. Davalı … İdaresinin bu hususu amaçlayan temyiz itirazları yersizdir.
Davalı … İdaresinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Bu tür davalarda vakıf türünün saptanması ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli parsellerde vakfın bir hakkı kalıp kalmadığının taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin, vakıf şerhinin doğrudan kaldırılması gerekip gerekmediğinin duraksamaya yer bırakmadan belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda; bilirkişi incelemesi dosya üzerinden yaptırılmış ve alınan rapor hükme dayanak yapılarak istem kabul edilmiştir. Ancak;
Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumları ayrı olacağından konumları keşfen saptanıp haritasına işaret ettirilerek, bu taşınmazların … köy, kasaba ya da şehir içindeki mülk … nevinden veya miri arazi niteliğinde bir yer olup olmadığı belirlenmeden ve Yargıtay denetimi açısından taşınmazın durumu ile köy, kasaba ve şehirlerin durumu müşterek paftaya işaret ettirilerek bilirkişiden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmadan sadece dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesine bağlı kalınarak bir sonuca ulaşılamaz. Zira uygulama ayni vakfiye kapsamındaki bir kısım yerlerin sahih bir kısım yerlerin ise gayrisahih kabilinden vakıf olabileceğini ortaya koymuştur.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş;
Rapor düzenleyen bilirkişi katılımı ve dava konusu taşınmazın yerini haritaya işaretleyecek harita mühendisi bilirkişi de bulundurularak keşif yapmak ve bu keşifte taşınmazın yerinin … köy ya da kasaba içinde mülk … nevinden olup olmadığını kuşkuya yer bırakmadan belirlemek vakfın türü hakkında ancak bundan sonra bir sonuca varmak olmalıdır.
Mahkemece bu husus üzerinde durulmadan her ne kadar önceki dosyada ortaya çıkan hukuki durum delil olarak değerlendirilebilirse de, önceki kararı kesin hüküm sayarak davanın yazılı biçimde kabulü doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.