Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/12790 E. 2006/12226 K. 01.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12790
KARAR NO : 2006/12226
KARAR TARİHİ : 01.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.11.2002 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.05.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı 12 parsel maliki 29.11.2002 tarihli dava dilekçesi ile 13 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı istemiş ve mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Dairemizce eksik inceleme ve araştırma yapılmış olması gerekçe gösterilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yargılamaya devam edilirken, bu kez 11 parsel maliki 19.3.2004 tarihinde açtığı dava ile 13 parselden geçit istemiş ve bu dava eldeki dava ile birleştirilmiştir.Yapılan keşif sonucu yeni alternatif yollar belirlenmesi üzerine 11 ve 12 parsel maliki davacılar 30.12.2004 tarihinde 2, 3, 4, 5, 8, 9, 10 parseller aleyhine geçit istemli dava açmışlar ve bu dava da eldeki dava ile birleştirilmiştir. Yapılan yargılama sonunda 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar lehine 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlardan geçit tesisine karar verilmiş, hükmü aleyhine karar verilen 8, 9 ve 10 parsel malikleri temyize getirmiştir.
Geçit haklarının tam bir bedel karşılığı kurulacağı Türk Medeni Kanununun 747. Maddesi hükmü gereğidir. Geçitin tam bir ivaz karşılığı tesisi gerekir iken bu bedelin hangi tarihe göre belirlenmesi gerekeceği hususu da önemlidir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uyarınca bir davanın açıldığı tarihteki koşullara göre irdeleneceği kuşkusuzdur. Ancak, fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesinin egemen olduğu geçit hakkı davalarında, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin de mağdur edilmemesi gerekir. Geçit bedeli takdir edilirken de bedel dava tarihine göre belirlenmelidir. Ancak, bir davanın yıllarca sürdüğü olgusu karşısında geçit için öngörülen tam bedelin,dava tarihine göre saptanması davalı aleyhine sonuç doğurabileceğinden, yargılama sürecinin uzadığı, taşınmazın bulunduğu yörede değerde önemli ölçüde artışların meydana geldiği hallerde,geçit bedeli saptanırken,keşif tarihindeki değer üzerinden saptanması fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi ve hakkaniyete daha uygun düşer.
Yukarıda belirtilen bedel konusunda ki genel ilkeler doğrultusunda somut olaya bakıldığında; Aleyhine hüküm kurulan 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlara karşı 30 12.2004 tarihinde dava açılmış olmasına rağmen,hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda irtifak bedelinin 13 parsele karşı açılan ilk davanın açılma tarihi olan 2002 yılı fiyatları dikkate alınarak hesaplandığı anlaşılmaktadır.Yargılama sürecinin uzadığı da dikkate alınarak yeniden yapılacak keşif tarihine göre değer tesbiti yapılarak bu bedelin depo ettirilip hüküm altına alınması, gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir..
Ayrıca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388 ve 389. maddeleri gereğince hüküm fıkrasının çok açık olması gerekir. Yani hüküm fıkrasında verilen karar ile taraflara yükletilen ve bahşedilen vazife ve haklar hiçbir tereddüdü gerektirmeyecek ve infazda şüphe uyandırmayacak biçimde çok açık olarak yazılmalıdır. Mahkemece hüküm kısmında 11 ve 12 parseller lehine 8, 9 ve 10 parseller aleyhine fen bilirkişisi … …’ın 26.4.2004 tarihli rapor ve krokisinde (D-1) ve (D-2) olarak işaretli yerden geçit tesisine karar verilmiştir.Oysa bilirkişi raporu incelendiğinde geçidin 8 parselde (D), 9 parselde (D-1) ve 10 parselde ise (D-2) olarak gösterilen güzergahtan geçtiği ve hükmün bu şekli ile eksik eksik kurulduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen eksiklikler ve yanlışlıklar giderilmeden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 01.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.