Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/12868 E. 2006/14447 K. 05.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12868
KARAR NO : 2006/14447
KARAR TARİHİ : 05.12.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.10.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 (önceki Medeni Kanunu’nun 671.) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir.
Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu
olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak, özellikle tarım alanların nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu miktarı aşan bir yol verilecekse bunun gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliğine uygun atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel hükümden önce depo ettirilmeli, şayet dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek … bir süre geçmiş ve bu sürede de geçit için öngörülen bedel davanın daha başında belirlenmişse, bu bedelin ödenmesine karar verilmesi halinde, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olunacağı durumlarda hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın … bir değer tesbiti yapılmalıdır.
Somut olayda; Bilirkişi … İzyurdu tarafından düzenlenen 12.04.2006 tarihli kroki ve raporda 1534 parselin doğusundan, 1973 parselin güneyinden kırmızı renkle … alternatifin en uygun yol olduğunu tesbit etmiş, mahkemece bu alternatif üzerinden hüküm kurulmuştur. Geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla beraber özünü Komşuluk Hukukundan aldığından, yol saptaması yapılırken Komşuluk Hukukunun genel ilkeleri hiçbir zaman gözardı edilmemelidir. Geçit subjektif arzulara göre değil objektif kurallara uygun belirlenmeli, fedakarlık tüm komşu parseller arasında denkleştirilmelidir. Bütün bu anlatımlardan anlaşılacağı üzere mahkemece uygun geçit yeri tüm alternatifler araştırılarak tesbit edilmemiştir. 1532 parselin güneyinde yol olmasına rağmen bu yola bağlantı üzerinde durulmamış, uygun değilse nedeni gösterilmemiştir.
Dairemiz kararlarında özellikle tarım alanlarının, bir tarım aracının geçeceği genişlikte, geçit ihtiyacı bulunduğu benimsenmektedir. Emsaline göre verilecek yol genişliği ise nihayet 2,5-3.metre olmalıdır. … Bilirkişisinin
yanlış değerlendirme ile geçitin genişliğinin 5 metre olması önerisine dayanarak mahkemece bu miktar üzerinden geçit kurulmasıda doğru olmamıştır.
Aleyhine geçit kurulan taşınmaz tapuda arsa niteliği ile kayıtlıdır. Geçit yeri bedeli tesbit edilirken kurulan geçitin, irtifak hakkı olduğu dikkate alınarak irtifak bedeli olarak tayin edilmesi gerekir. Bu bedeli yanlız başına mülk sahibi bilirkişi tesbit edemez. Taşınmaz arsa olduğundan, mülk sahibi bilirkişinin değerlendirmesinden de yararlanarak bu konuda uzman inşaat mühendisi vasıtası ile geçit bedelinin tesbit edilmesi gerekir.
Mahkemece, bu yönler dikkate alınmadan eksik inceleme sonucu karar verilmiş olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.