YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13204
KARAR NO : 2006/14837
KARAR TARİHİ : 12.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.8.2003 ve birleştirilen dosyada 22.9.2004 gününde verilen dilekçeler ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 7.2.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, adına kayıtlı 40 parsel numaralı taşınmazın genel yol ile bağlantısının bulunmadığını belirterek 1903 ve birleştirilen davada da 1901 parsel numaralı taşınmazdan geçit hakkı kurulması isteğinde bulunmuştur.
Davalılardan …, davacının isteminin hüküm altına alınabilmesi için tüm seçeneklerin araştırılmasının gerekli olduğunu belirtmiştir. Davalı … Rektörlüğü vekili ise, üniversite arazisinin kamu hizmetine özgülendiğinden 11.2.1959 tarih 14/13 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu parselden geçit hakkı verilmesinin olanaklı olmadığı gibi bu arazinin orman niteliğinin tescilli olduğu ve davacının da halen kullandığı bir yol bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile; davacıya ait 40 parsel numaralı taşınmaz lehine davalılara ait 1903 ve 1901 parsel numaralı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı yada geçit yetersizliği denilmektedir.
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir.
Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir.
Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Uygun güzergah saptanırken, aleyhine geçit kurulan taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmamalıdır. Taşınmazın kullanım bütünlüğünün bozulmasının zorunlu olduğu hallerde bu husus gerekçelendirilerek geçit hakkı tesisi edilmelidir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak, özellikle tarım alanların nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu miktarı aşan bir yol verilecekse bunun gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliğine uygun atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel hükümden önce depo ettirilmeli, şayet dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek … bir süre geçmiş ve bu sürede de geçit için öngörülen bedel davanın daha başında belirlenmişse, bu bedelin ödenmesine karar verilmesi halinde, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olunacağı durumlarda hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın … bir değer tespiti yapılmalıdır.
Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir.
Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği
yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
Açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olaya gelince;
Davacıya ait 40 parsel numaralı taşınmazın genel yol ile bağlantısının bulunmadığı bir başka deyişle geçit gereksiniminin bulunduğu açıktır. Mahkemece mahallinde yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre “yol 3” olarak belirlenen kısımdan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir. Ancak hüküm altına alınan bu yol 1903 parselin kullanım bütünlüğünü bozacak şekilde taşınmazı iki parçaya böldüğü gibi geçit hakkı kurulabilecek tüm seçenekler de belirlenmiş değildir. Belirtilen nedenle mahkemece davacının istemi ile bağlı kalınmaksızın pafta ve zemin durumuna göre tüm alternatif yollar mahallinde yapılacak keşif ile belirlenmeli, aleyhine geçit kurulacak taşınmazların nitelikleri, kullanım biçimleri ve yukarıda açıklanan ilkelerde gözetilmek suretiyle en uygun yerden istem hüküm altına alınmalıdır. Eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
Kabule göre de;
Aleyhine geçit hakkı kurulan 1901 parsel numaralı taşınmaz tapuda … … Teknik Üniversitesi adına tarla niteliği ile kayıtlı olup … … Teknik Üniversitesi Geliştirme Vakfı lehine 49 yıl süre ile intifa hakkı ile yükümlüdür. İntifa hakkının niteliği gereğince bu hakkın sahibi olan vakfın da davada yer alması gerektiğinin düşünülmemesi, taşınmazın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca birinci derecede sit alanı kabul edildiği yine arazinin tescilli orman alanı konumunda olduğu hususundaki davalı savunmalarının gözetilmemesi, davalı üniversiteye ait taşınmazların kullanımına ilişkin … düzenlemeler bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın 1903 parselden geçit hakkı tesis edilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatıranlara geri verilmesine, 12.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.