YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13205
KARAR NO : 2006/15080
KARAR TARİHİ : 14.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.02.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.07.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, murisine ait olduğunu iddia ettiği 70 parsel sayılı taşınmazda malik “… kızı … …” kaydının “… kızı … …” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Kaydında düzeltme istenilen 70 parsel sayılı taşınmaz 1973 yılında kesinleşen kadastro ile tapuya kaydedilmiştir. Tutanağın edinme sebebi bölümünde, 1937 tarih 13125 tahrir numaralı vergi kaydı kapsamında olduğu kabul edilerek, vergi mükellefi olan “… kızı … …” adına tespiti yapılmış, kesinleşen tutanağa göre aynı kişi adına tapuya tescil edilmiştir. Davacılar, taşınmaz kayıt maliki … …’nun nüfusta yazılı kendi murisleri “… kızı … …” olduğunu ileri sürerek bu kayda göre düzeltme yapılmasını istemişlerdir. … kızı … …’ın 24 haneden getirtilen kaydına göre 1324(1908) yılında öldüğü anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere yurt çapında vergi yazımının yapıldığı ilk tarih 1936 olup, bu tarihten önce Cumhuriyet Dönemi ya da daha öncesinde bir vergi tahriri yapılmamıştır. Kadastro beyannamesinde yazılı vergi kaydı 1937 tarihlidir. Vergi kayıt tarihi itibariyle mükellef belirlendiğine göre, taşınmaz maliki olan
…’nın 1937 tarihi itibariyle sağ olması gerekir. Taşınmaz maliki olduğu ileri sürülen davacıların murisi … 1908 yılında öldüğüne göre, taşınmaz maliki … ile aynı kişi olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Kaldı ki, aynı hanede nüfusa kayıtlı 1942 yılında öldüğü anlaşılan “… … kızı … …” adında birisinin mevcut olduğu da görülmektedir. Bu kayıtta ismi geçen “…’nın” taşınmaz kayıt maliki olduğu açık olup, davacının iddiasının kanıtlanmadığı anlaşılmaktadır. Davanın reddi yerine yazılı bu deliller karşısında davanın kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.