YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13224
KARAR NO : 2006/14835
KARAR TARİHİ : 12.12.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 25.11.2005 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dilekçesinde sınırlarını belirttiği 28.10.1938 tarih 1132, 27.10.1938 tarih 1122 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamındaki taşınmazların kuzeyinde bulunan yoldan yararlanmasına engel olan davalıların müdahalelerinin önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davacının yolu bulunduğu halde kendilerinden yol istediğini, davacının taşınmazına elatmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, nizalı yolun genel yol olması sebebiyle davalıların tarafından kullanılmasının müdahale sayılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olup hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, köy yoluna müdahalenin önlenmesi isteğine ilişkindir. Davacı, kullanımındaki taşınmaz ile davalıların taşınmazının sınırında bulunan ve eskiden beri aynı şekilde kullanılan yoldan yararlanmasına engel olan davalıların müdahalelerinin önlenmesi isteğinde bulunmuştur. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler, dava konusu yerin eskiden beri taraflarca yol olarak kullanıldığını söylemişler teknik bilirkişi de raporunda bu yolun köy içine giden … yol olduğunu belirtmiştir. Mahkemece, yolun davalılarca kullanılmasının müdahele sayılmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının, 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 16. maddesi ve Türk Medeni Kanunun 715. maddesi gereğince kamu malı
niteliğinde yol olarak belirlenmiş veya kadimden beri yol olarak kullanılan taşınmazdan faydalanmasına davalıların engel olduklarının saptanması halinde taraflar arasındaki bu çekişmenin müdahale olarak kabulü gereklidir.
Belirtilen nedenle mahkemece yapılması gereken iş; mahallinde yapılacak keşif ile yol olduğu iddia edilen yerin, davalılar tapusu kapsamında kalmadığının saptanması halinde taraflar arasındaki muarazanın müdahale niteliğinde olduğunun kabulü ile davanın kabulüne aksi halde ise davanın reddine karar vermek olmalıdır. Tüm bu hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 12.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.