YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13485
KARAR NO : 2006/14811
KARAR TARİHİ : 12.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.4.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, davalının temyiz dilekçesinin reddine dair verilen 31.1.2006 ve 18.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, miras bırakanları “… … …’in” paydaşı olduğu 7002 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına nüfus kayıt örneğindeki tüm nüfus bilgilerinin yazılmasını istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilerek tapu kaydına … … …’in … adının … , anne adının Vesile, doğum tarihinin 1931, … doğumlu olduğu , İstanbul ili , … İlcesi, … Mah. C:26 H: 254 da kayıtlı olduğunun işlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı asile tebliğ edilmiş, daha sonra hükümden haberi olan davalı vekili , hükmün usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek kararı temyiz etmiş, yerel mahkemece temyiz süresinin geçtiği gerekçesi ile 25.7.2006 tarih 2005/88 Esas 2006/5 Karar sayılı ek kararı ile temyiz isteminin reddine karar verilmiş; iş bu karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 6.6.1985 tarih 3220/5 maddesi ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasında “ Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil biden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır” hükmü öngörülmüştür.
Davalı vekili, mahkeme hakiminin raporlu olması, yerine bakacak hakimin ise kendi duruşmalarının bulunması nedeniyle duruşma gününün talik edildiği 12.7.2005 tarihli oturuma katılmıştır. Bu durumda davanın vekille takip edildiği kabul olunarak hükmün de vekile tebliğ edilmesi gerekir. Vekil vasıtasıyla takip edilen davada hükmün asile tebliğ edilmesi suretiyle süresinde temyiz edilmediğinden söz edilerek temyiz isteminin reddine karar verilmesi bu nedenle doğru olmadığından temyiz isteminin reddine dair 25.7.2006 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek temyiz isteğinin incelemesine geçildi.
Mülkiyet Hakkının Tescili” başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler, malikin adı, soyadı, … adı, edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Görülüyor ki ; bunların arasında malikin doğum tarihi, anne adı, doğum yeri ve diğer nüfus kaydı bilgileri yer almamıştır. Dolayısıyla tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgilerinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez. Şayet tapunun tesciline dayanak yapılan işlemde düzeltimi gerektirir bir hata yapılmamışsa, bu hatanın tüzüğün 87. maddesi uyarınca ilgilisinin başvurusu üzerine o maddedeki konular araştırılarak idarece düzeltilmelidir. Bu nedenle kütükte bulunması zorunlu olmayan nüfus kayıt bilgilerinin tapu kaydına yazılması isteminin reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz isteğinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.12.2006 tarihinde oy birliği ile karar verildi.