Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/13947 E. 2006/14759 K. 11.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13947
KARAR NO : 2006/14759
KARAR TARİHİ : 11.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 3.4.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 107 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydındaki kısmen mevcut “… … … Vakfı” şerhinin terkini istemiyle açılmıştır.
Mahkemece, terkini istenen şerh sahih vakfa ait olduğundan davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten, nitelik bakımından sahih …; aynı anda akara tahsisli, gelirinden yararlanılan vakıf türüdür. Sahih … da getirdikleri gelire göre ya mukaatalı vakıf veyahutta icareteynli … olarak ayrıma tabi tutulur. Sahih vakıfta, vakıf hakkı olan taviz bedeli ödenmeden kayıtlardaki şerhin terkini istenemez.
Buna karşılık sahih olmayan …, yani tahsis ve irsat kabilinden gayrisahih … Padişah yada onun izin verdiği kişiler tarafından miri arazi türü denen arazi üzerinden meydana getirilen vakıflardır. Bu tür vakıflarda … İdaresinin taviz bedeli hakkı bulunmadığından şayet şerh gayrisahih vakfa ait ise bu şerhin terkini gerekir.
Ancak, kayıtlardaki vakıf şerhinin sahih veya gayrisahih vakfa ait olup olmadığına, mahkemenin bu konudaki … İdaresinin verdiği yanıt delil sayılsa bile o yanıtla bağlı kalmaması vakfın türünün belirlenmesi bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirdiğinden bütün deliller toplandıktan sonra keşif suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir sonuca ulaşmaıdır.
Arazi Kanunnamesinde miri araziler, … köy ve kasabaların tümüyle dışında kalan tarla, …, yaylak, kışlak, koru veya benzeri yerler olarak tarif edilmektedir. Görüldüğü üzere sahih vakıfların konusunu … köy kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar teşkil etmekte iken sahih olmayan vakıfların
konusunu anılan … yerleşim birimlerinin tümüyle dışında kalan miri yani Devlete ait araziler teşkil etmektedir.
Uygulama ve doktrinde vergi ve resimlerin (aşar ve rusumatın) bir hayır cemiyetine tahsis edildiği vakıflarda her ne kadar 2762 sayılı … Yasanın 27. maddesinde sahih olmayan … yönünden tam bir açıklık bulunmamakta ise de; taviz bedeli alınamaması gerektiğinde tam bir … vardır. Açıkçası vakıfların taviz bedeli alınarak mülkiyetini mutasarrıfına terk edeceği vakıf türleri sahih vakıflardır. Gayrisahih olan vakıf türlerinde … İdaresinin taviz bedeli istemesine olanak bulunmadığından … Genel Müdürlüğünün dava açarak sahih olmayan bir vakfa ait şerhin tapu siciline işlenmesini istemesinde de hukuki yararı yoktur.
Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumu ayrı ayrı olacağından bu taşınmazların … köy, kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar içinde olup olmadığının dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkartılması doğru olmaz. O yüzden incelemenin keşfen yapılması taşınmazın konumunun düzenlenecek paftada … köy ve kasaba ya da şehirlere göre haritasında işaret edilmesi vakfın niteliği hakkında bu belirlemeden sonra görüş bildirilmesi gerekir.
Bütün bunlardan anlaşılacağı üzere vakıf türünün belirlenmesi ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli taşınmazda vakfın bir hakkının kalıp kalmadığının, taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin vakıf şerhinin doğrudan kaldırılması gerekip gerekmediğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmadan saptanması bu tür davalarda önem kazanmaktadır.
Hal böyle olunca vakıflara ait tapu kaydı ilk tesisinden getirtilmeli, vakıf durumunu gösterir kayıtlar ve dayanılan diğer belgeler merciinden istenmeli, … Genel Müdürlüğünden kayda işaret edilmiş vakfın türü hakkında bilgi alınmalı ve HUMK.nun 275. maddesi uyarınca yukarıdan beri sayılan ilkeleri kapsar biçimde uzman kişiden keşif yapılarak görüşüne başvurulmalı ve Yargıtay denetimine olanak sağlayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece tüm bu hususlar bir yana bırakılarak dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, görüş alınmakla yetinilerek davanın eksik inceleme ve araştırma sonucu kabul edilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.