Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/14006 E. 2006/15438 K. 20.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14006
KARAR NO : 2006/15438
KARAR TARİHİ : 20.12.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.08.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.07.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, harici satın alma iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise taşınmazın belirlenecek bedelinin yarı pay oranında davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece dava reddedilmiş,
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan delilerle ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Dayanılan 19.04.1994 günlü sözleşme taşınmaz malın satışına değil, satış vaadine dairdir. Gerçekten; kaynağını Borçlar Kanunun 22. maddesinden … satış vaadi sözleşmeleri tapuda mülkiyet naklini gerektirdiğinden Türk Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213. maddeleri hükmünce noterde re’sen düzenlenmelidir. Biçim koşuluna uyulmadan yapılan sözleşme bu haliyle geçersizdir. Davacının kayıt aktarımı isteminin reddedilmiş olması açıklanan nedenle doğru ise de; olaya 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması olanağı yoktur. Çünkü, bu gibi sözleşmelere dayanılarak açılacak davalarda zamanaşımı süresi sözleşmenin ifa olanağının doğmasıyla başlar.
Ancak, az yukarıda sözü edildiği üzere biçim koşuluna uygun düzenlenmeyen sözleşme geçersiz olduğundan buna dayalı mülkiyet aktarımı talebinde bulunulamaz ise de, geçersiz sözleşmeyle tarafların birbirine verdiklerinin sebepsiz zenginleşme hükümlerince iadesi gerekeceğinden davada ikinci kademedeki istek de buna yönelik olduğundan, satış bedeli olan 3.000.000 TL nin davalıdan tahsiline karar kurulmaması doğru olmamıştır. Diğer taraftan dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden avukatlık ücreti takdiri yerine harcı tamamlanmamış değer üzerinden fazla avukatlık ücreti yükletilmesi de yanlıştır. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.