Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/14075 E. 2006/15152 K. 18.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14075
KARAR NO : 2006/15152
KARAR TARİHİ : 18.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.9.2004 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, … kişi davalılar hakkındaki davanın husumet yönünden reddine dair verilen 12.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
4, 27 ve 35 parsel sayılı tapu kayıtlarında davacıların murisi …’nin yazılı olmayan … adının …, …’nin yazılı olmayan … adının … olarak ilavesi ve 2 sayılı parselin tapu kaydında …’nin … yazılı … adının … olarak düzeltilmesi istenmiş, davalı idare davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme davayı kabul etmiştir.
Hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, … adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda isim düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun
702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, … başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse … kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
I- 169 ada 2 parsel tapusunda muris … …’ın … adı doğru olarak (…) yazılmıştır ve üstelik adı geçenin tapudaki payı 25.7.2003 tarih 1703 ve 1704 yevmiye numaralı işlemlerle mirasçılarına intikal etmiş olduğundan tapuda malik değildir. Bu nedenle murisin 2 parsel sayılı taşınmazda … adının düzeltilmesi istemine yönelik davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
II- Kabule göre de; 4, 27, 35 parsel sayılı taşınmazlarda davacıların murisi … … ve … …’a ait hisseler hükmen (mahkeme kararı) ile tescil edilmiş olduğu halde iş bu dayanak ilamların getirtilip incelenmemiş olması da doğru değildir.
III- Mahkemenin … karakol komutanlığına yazdığı 17.6.2005 günlü müzekkere de … adı tashihi istenen … ile … ve … kızı 1319 doğumlu … … ile … ve … kızı 1279 doğumlu … …’ın aynı kişiler olup olmadığının araştırılması istenmiş, Jandarmanın mahkemeye ibraz ettiği 22.6.2005 tarihli tutanakta … ve … kızı 1319 doğumlu … … ile … ve … kızı 1279 doğumlu … …’ın aynı kişiler olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece … … ile … kızı … …’ın, … … ile … kızı … …’ın aynı kişiler olup olmadığının sorulması ve alınacak yanıta göre bir karar verilmesi gerekirken doğru yazılmayan müzekkereye karşı verilen anlamsız ve yetersiz cevapla yetinilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Davalının temyiz itirazlarının yukarıda I, II ve III.bentlerde açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.