Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/14223 E. 2006/15128 K. 18.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14223
KARAR NO : 2006/15128
KARAR TARİHİ : 18.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 6.6.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 6.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 6.6.2005 tarihli dilekçesi ile murisi adına kayıtlı 1374, 2045, 2178, 2312 ve 3331 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarına hak düşürücü süreden sonra konulan vakıf şerhinin tapudan terkinini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı … idaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu kayıtlarında vakıf şerhi terkini istemine ilişkindir. Bu durumda öncelikle dava konusu 2312 parsel sayılı taşınmaz tapuda … oğlu … … adına kayıtlı olup davacı ile hukuki irtibatı belli değildir. Bu nedenle 2312 parsel sayılı taşınmaz maliki ile davacının hukuki irtibatı araştırılarak sonucu doğrultusunda re’sen gözetilmesi gereken taraf sıfatı araştırılmalıdır. Eğer tapu maliki … oğlu … …’in davacı ile hukuki irtibatı yok ise HUMK.nun72 ve 221 maddeleri gözetilmelidir.
Diğer dava konus olan 1374, 2045, 2178 ve 3331 parsel sayılı taşınmazlar davacının murisi … oğlu … … … adına müstakil olarak tapuya kayıtlı olup dosyadaki veraset ilamına göre muris … … …’in davacı dışında çok sayıda mirasçısı bulunmaktadır. Davacı veraset ilamına göre mirasçılardan sadece birisi olup diğer mirasçıların iştirak halinde mülkiyet ilişkisine rağmen davaya katılmadığı anlaşılmaktadır. Mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet ilişkisi bulunduğundan Medeni Kanunun 701-703 maddeleri uyarınca bu tür mülkiyetin “ortaklığın” tüzel kişiliği bulunmadığından ortaklardan herbirinin eşya üzerinde doğrudan bir hakkı da yoktur. Bu anlatımın doğal sonucu
olarak da mülkiyet bütünüyle ortakların tümüne aittir. Elbirliği mülkiyetinde malikler mülkiyet payını ayırmadığından eşya üzerinde paydaş değil, ortaktır. Yine bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Şayet davalı olacaklarsa davanın ortakların tümü aleyhine açılması gerekir. Medeni Kanunumuzda bir ortağın … başına dava açabileceği, nevarki, açtığı bu davanın devam edebilmesi için öteki ortakların açılan davaya olur vermeleri yada davanın miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile sürdürülebileceği kural olarak benimsendiğinden ve dava ehliyetinin varlığı Mahkemece resen araştırılması gereken hususlar arasında bulunduğundan davaya katılmayan ortakların olurları alınmaksızın veya Medeni Kanunun 640.maddesi uyarınca miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülebileceği gözardı edilerek çekişmenin esasının incelenip dava kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
SONUÇ. Yukarıda yazılı nedenlerle davalı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 18.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.