Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/14371 E. 2006/15050 K. 14.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14371
KARAR NO : 2006/15050
KARAR TARİHİ : 14.12.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 01.05.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.07.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki bulunduğu 1092 ve 1093 parsel sayılı taşınmazlara, komşu 1165 parsel sayılı taşınmaz maliki olan davalının elatmasının önlenmesini istemiştir.
Mahkeme davanın kabulüne, krokide A ve B harfleri ile gösterilen … ve … … bölümlere davalının elatmasının önlenmesine karar …, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Dosyada mevcut bilirkişi rapor ve krokileri hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Raporun sonuç kısmında, davalının davacıya ait parsellere müdahalesinin olup olmadığının tespit edilemediği fenni bilirkişiler tarafından belirtilmiş, sonrasında ise davacının ve davalının zeminde kullandıkları yerlerin durumuna göre farklı miktarlarda olmak üzere davacı parsellerine elatma bulunduğu saptanmak suretiyle bu bölümler krokide gösterilmiştir. Mevcut hali ile bilirkişi raporu kendi içerisinde çelişkili ve yetersiz olup, hükme esas alınamaz kaldı ki, davalının haricen bir harita mühendisine yaptırdığı ölçüm sonucu düzenlenen ve temyiz dilekçesine eklediği kroki ve raporda davalının 1165 parseli tarafından davacıya ait 1092 ve 1093 parsellere bir elatmasının bulunmadığı, keşifte rapor düzenleyen bilirkişilerin paftaları hatalı birleştirilmesi sonucu tecavüz varmış gibi gösterildiği de belirtilmiştir.
O halde, mahkemece, üç kişilik uzman bilirkişi heyeti ile yerinde yeniden keşif yapılarak, kadastro sırasında mevcut sınırlar esas alınmak suretiyle yapılacak ölçüm sonucu elatma bulunup bulunmadığı kesin şekilde saptanmalıdır. Bu yönler gözardı edilerek, kendi içerisinde tutarsız ve yetersiz bilirkişi raporlarına göre karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.