Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/14946 E. 2007/2238 K. 06.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14946
KARAR NO : 2007/2238
KARAR TARİHİ : 06.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.9.1998 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi ve kal, birleşterilen davada verilen 21.12.2004 tarihli dilekçe ile de, tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; dava ve birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 7.9.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi müdahil davalı … Belediye Başkanlığı duruşmasız olarak Hazine vekili ve davalı … tarafından istenilmekle tayin olunan 6.3.2007 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Hazine vekili Av…. ile davalı … Belediye Başkanı … geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı köy; 28 parsel sayılı taşınmazın mera olduğunu, davalı gerçek kişilerinin elatmalarının önlenmesini,
Birleştirilen davada ise 28 parselin mera olması nedeniyle Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir.
Mahkemece, mera olduğu saptanan taşınmaza gerçek kişilerin elatmalarının önlenmesine, taşınmaz üzerinde bulunan gerçek kişi …’e ait bağ evinin kal’ine, 28 parselin tapu kaydının iptali ile mera olması nedeniyle mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş;
Hükmü davalı Hazine, davalı … ile müdahil davalı … Belediye Başkanlığı temyiz etmiştir.

Burada öncelikle belirtilmesi gereken husus, Eğin Bidayet Mahkemesinin kararında sözü edilen fermanla ilgili incelemenin “Musatdaka” üzerinden, başka bir anlatımla verilen tasdikli örnek üzerinden yapıldığıdır. Tüm aşamada fermanın sahteliği ileriye sürülmüş ancak bütün aramalara rağmen Evahir-i Şaban sene 980 ferman aslı ele geçirilememiştir. Her ne kadar, Dairemizin 10.4.2000 tarih ve 1713-2358 sayılı ilamında, yine … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/17 sayılı dosyası nedeniyle aynı ferman kastedilerek davacı köye ait fermanın sınırları içindeki meralarda davalı köylerin bir hakkı olmadığı vurgulanmış ise de, ilamın tarafları arasında Hazine ve bu davanın davalısı gerçek kişi bulunmadığından orada yazılan gerekçe eldeki dava açısından davalıları bağlayıcı sayılmaz.
Dava konusu 28 parsel sayılı taşınmaz 1967 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında ülkeden firar eden kişilerin mülkü iken firari eşhasa ait olduğundan söz edilerek çalılık niteliğinde Hazine adına tescil edilmiştir. Dosyaya delil olarak sunulan fotoğraflardan da kısmen çalılık ve kısmen de ağaçlandırılmış alan olduğu görülmektedir.
Mahkemece bu davanın çözümünde keşfen inceleme yoluna başvurulmamış, 32 parselle ilgili 2004/47 esasta kayıtlı davanın dosyasında yapılan keşif incelemesiyle yetinilmiştir. Anılan davada mülkün maliki olan Hazine taraf olmadığından, keşfin HUMK.nun 364.maddesine uygun tarafların davetinden sonra yapıldığından söz edilemez. Her ne kadar 2004/47 sayılı dosyada toplanan delillerden yardımcı delil olarak yararlanma olanağı varsa da sadece o dosyanın keşif sonucuna dayanılarak eldeki çekişmenin de giderilmesi olanaklı değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş, davalılardan Hazinenin de bildireceği delilleri toplamak, fermanla ilgili yukarıda yapılan saptama ile İl Mera Komisyonunun 15.10.2003 günlü mahkemeye sunduğu yanıtı değerlendirmek tapulama tutanağında belirlenen taşınmazın niteliğini gözetmek ve taşınmazın evveliyatının ne olduğunu yöreyi iyi bilir yerel bilirkişilere açıklatmak, yerinde ziraat bilirkişisi de bulundurarak keşfen inceleme yapılıp gerek duyulursa eldeki çekişme ile ilgili başka dosyalarda toplanan delillerden de yararlanarak istem sonucu hakkında hüküm kurmak olmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 500.00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 6.3.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.