Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/15517 E. 2007/9115 K. 10.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15517
KARAR NO : 2007/9115
KARAR TARİHİ : 10.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mah.Sıf.)

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.10.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptal ve tescil isteğinin reddine, tazminat isteminin kabulüne dair verilen 10.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yüklenicinin temliki suretiyle kazanılan kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise satış bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil isteminin reddine, satış bedeli olan 43.082.00 YTL nin davalı yükleniciden tahsiline karar verilmiştir.
Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz davalılardan … İnşaat Limited Şirketi ile arsa sahipleri arasında biçimine uygun düzenlenen 27.02.1997 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca inşa edilen (P) bloktaki 10 numaralı bağımsız bölümdür. Yüklenici … İnşaat Limited şirketi ile tüm arsa sahiplerinin katılımı sonucu düzenlenen 20.05.1997 günlü paylaşma sözleşmesine göre yükleniciye bırakılmış, yüklenici şirket tarafından diğer davalı …’e tapuda 25.12.2002 tarihinde satılmıştır.
Eldeki davada davacı … yüklenici ile düzenlenen 20.07.2001 günlü adi yazılı temlik sözleşmesine dayanarak tescil isteminde bulunmuştur. Her ne kadar mahkemece dava konusu bağımsız bölümün 2002 yılında davalı …’e satıldığı, o tarihten itibaren davalının kullanımında olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; eldeki davaya konu bağımsız bölümün bulunduğu taşınmazda inşa edilen binaların yüklenicisi olan … Limitet Şirketinin tarafı olup aynı nitelikte istemlerle açılan, Dairemizce temyiz-karar düzeltme incelemesi yapılan tüm dosyalar ve özellikle 14.2.2007 tarih 2006/15274 E. 2007/1298 K. Sayılı ilamına konu dosyada dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda yerel mahkeme kararının eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu sonucuna varılmıştır. Zira, davalı şirket yetkilileri hakkında kamu davası açılmak üzere Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunulmuş, takipsizlik kararı verilmiş ise de, yazılı emir yoluna başvurulması üzerine itirazı reddeden mahkeme kararının bozulduğu görülmektedir. Dosya kapsamından davalı yüklenici hakkında gerek Cumhuriyet Savcılığı’nca, gerekse kamu davası açılmışsa, mahkeme tarafından ne gibi bir işlem yapıldığı anlaşılamamaktadır.
Mahkemece, … bir sonuca ulaşmak için, somut olayın sadece tapu sicilinin mülkiyet hakkı sahibine sağladığı hakka bakarak değerlendirilmemesi, aksine dosyadaki tüm deliller tarih sırasına göre incelenip bir karar verilmesi gerekir. Gerçekten, Türk Medeni Kanunun 1023. maddesi hükmünce tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımının korunması gerekirse de, yasanın 1024. maddesi gereğince bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin tescile dayanma olanağı yoktur. Yasadaki ve uygulamadaki deyimiyle bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan ve hukuki sebepten yoksun bulunan tesciller yolsuz tescil sayılacağından hakkı zedelenen üçüncü kişinin iyiniyetli olmayan malike karşı doğrudan doğruya şahsi hakka dayanması mümkündür. O yüzden eldeki davada davalı … İnşaat Limited Şirketi ile diğer davalı arasındaki hukuki işlemin gerçek nedeni üzerinde yeterince durulmalı, dosyada iddia edilen olaylar mevcut delil durumuna göre değerlendirilerek davalı …’ün davacı …’a yüklenici tarafından yapılan satış işlemini bilen veya bilmesi gereken bir kişi olup olmadığı ayni hakkı yolsuz olarak kazanıp kazanmadığı hususu duraksamaya yer vermeyecek şekilde açığa kavuşturulmalıdır.
Bundan ayrı, davalı yüklenici şirket yetkilileri hakkında dolandırıcılık iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığı’na şikayette bulunulduğu, takipsizlik kararının Yargıtay’ca bozulduğu görüldüğünden, davalı şirket ya da diğer davalı hakkında ceza mahkemesinde kamu davası açılıp açılmadığı taraflardan sorulup saptanmalı, kamu davası açılmış ve eldeki davanın taraflarını ilgilendiriyorsa her ne kadar ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk hakimini bağlamazsa da ceza mahkemesinin mahkumiyete ilişkin maddi olayı belirleyen kararı Borçlar kanunun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayacağından, bu davanın sonucu izlenerek ceza mahkemesi dosyası mevcut diğer delillerle değerlendirilmelidir.
Mahkemece bütün bu yazılanlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Karar yukarıdan beri sayılan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.7.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.