YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/196
KARAR NO : 2006/1795
KARAR TARİHİ : 21.02.2006
MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.4.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 7 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, komşu 8 parsel sayılı taşınmazın kullanıcısı olan davalının buraya yapmış olduğu binayı arabasını … ederek ve içine de inşaat malzemesi, atıkları koymak suretiyle kullandığını, yıkılan eski binanın kaldırılmayan molozlarının zararlı mahlukatların barınmasına neden olduğunu, ayrıca kendi binasına bitişik duvar yaptığı için kapı ve pencere tamiratı yapamadığını, mutfak penceresinin açılamaması nedeni ile de koku ve rutubet oluştuğunu, tüm bu nedenlerle müdahalenin men’ine ve tecavüzlü kısmın kal’ine karar verilmesini istemiş; Davalı yargılamaya katılmamış, mahkemece yıkılması istenen binanın zeminde davacı taşınmazına tecavüzü bulunmadığı diğer hususların ise imar ile ilgili olduğu ve önce idareye başvurup sonuç alınamazsa idare mahkemesine dava açılması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, Hükmü davacı temyize getirmiştir. Yukarıda ortaya konan iddia biçimine göre mahkeme önüne getirilen çekişmenin komşuluk hukukuna aykırı davranışların giderilmesi istemine ilişkin olduğu açıktır. Gerçekten, Türk Medeni Kanununun “Komşu Hakkı” başlıklı kullanma biçimini düzenleyen 737. maddesi uyarınca herkes, taşınmazı kullanırken komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıklardan kaçınmakla yükümlüdür Şayet aşırı kullanım başkasına zarar vermiş veya zarar tehlikesi yaratmış ise komşu parsel maliki zararın veya yaratılan zarar tehlikesinin giderilmesini dava yoluyla isteyebilir. Davacı isteminin hukuki dayanağı buraya kadar yapılan açıklamalardır. Taşkın kullanmadan amaç ise; komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan komşunun kendisi ve ailesiyle taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek … ve eylemlerdir. Bu eylemlerin varlığının saptanması için de taşınmazın bulunduğu yere, kullanma amacına, niteliğine ve mahalli örf ve adete bakmak gerekir. Kuşkusuz bu gibi uyuşmazlıklarda keşif suretiyle yapılacak inceleme, uzman olan bilirkişiden alınacak oy ve görüş (rapor) önemli bir delildir.Yerinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında davalının komşu parseli garaj ve depo olarak kullandığı, baraka tipinde bina inşa ettiği, bu bina nedeniyle davacıya ait pencerelerin kapatılması suretiyle ışık ve havalandırmayı önlediği saptanmıştır. İnşaat atıkları ve molozların zararları açısından ise bir inceleme yapılmamıştır. İmar mevzuatına aykırılıkların bu mevzuatı uygulamakla görevli yetkili mercileri ilgilendireceği kuşkusuzdur. Ancak bu davada ortaya atılan iddiaların yukarıda söylendiği üzere Türk Medeni Kanununun 737. maddesi çerçevesinde incelenmesi zarar verildiği ve zarar tehlikesi yaratıldığının belirlenmesi halinde bunun giderilmesi gerekir. Böyle olunca mahkemece yapılması gereken …; yerinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak sorunu Türk Medeni Kanununun 737. maddesi çerçevesinde değerlendirmek, özellikle bitişik bina sebebiyle pencerelerin kapatılmasından ışık ve havalandırmanın engelenmesi, dökülen inşaat atıklarından ve burada barınan zararlılardan davacının zarar görüp görmediğini veya zarar tehlikesinde bulunup bulunmadığını saptamak varsa zararları giderici önlemlerin ne olduğunu bilirkişiye belirtmek ve bu belirlemeye uygun hüküm kurmak olmalıdır. Bu yönler gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırmayla hüküm tesisi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 21.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.