Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/2151 E. 2006/3702 K. 30.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2151
KARAR NO : 2006/3702
KARAR TARİHİ : 30.03.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 9.3.2002 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 1.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 902, 903 ve 904 parsel sayılı taşınmazları için davalıya ait 901 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı istemiş, mahkemece dava iki kez reddedilmiş ve Dairemizce yapılan temyiz incelemelerinde her iki hükümde eksik inceleme nedeni ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararlarına uyulmuş ve keşifler yapılmış, son olarak davanın kabulüne karar verilerek 902,903 ve 904 parseller lehine 901 parselden geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü bir kısım davalı ve davalılar vekili temyize getirmiştir.
Geçit hakları yolu olmayan taşınmazların umumi yola bağlanmasını amaçlar. Dosya içerisinde mevcut paftaya göre de davacının zorunlu geçit ihtiyacı olduğu açıktır. Ancak mahkemece 10.4.2003 tarihli bozma kararımızda açıklanan ve geçit davalarında gözetilmesi gereken ilkelere uygun bir inceleme ve araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki;
1- Davacı yararına tesis edilen geçidin, genel yola kesintisiz ulaşması sağlanmalıdır. Hükme esas fen krokisi incelendiğinde davacı parselleri için 901 parselden geçen geçit tesis edilmiş, ancak genel yola çıkması için geçmesi gereken 894, 895 ve 899 parsellerden geçit tesis edilmemiştir. Her ne kadar bu parsellerde bulunan fiili yolun … yol olduğu gerekçesi ile geçit genel yola ulaştırılmadan 894 parselde bırakılmış ise de davacı paftasında gösterilmeyen ve … yol olduğu iddia edilen bu yolun kullanımında her an mülkiyet hakkı sahibinin engellemesi ile karşılaşabilir.
Bu nedenle kesintisizlik ilkesine aykırı düşecek şekilde geçit tesisi doğru değildir.
2-Davacı 902, 903 ve 904 parselleri için geçit istemiş, kararın hüküm kısmında her üç parsel lehine de geçit hakkı tesisine karar verilmiş ise de, tesis edilen geçit 903 ve 904 parseller ile irtibatlandırılmadan, 902 parselde kesilmiştir. Bu durumda davacıya 903 ve 904 parsel sayılı taşınmazları lehine 902 ve 903 parsel sayılı taşınmazlarından “akdi geçit hakkı kurdurma olanağı tanınmalı ya da istek halinde hükmen davacının taşınmazları arasında kesintisiz olarak ulaşımı sağlayacak şekilde geçit kurulmalıdır.
3- Taraf taşınmazları tapuda tarla niteliği ile kayıtlıdır. Geçit hakları tayin edilirken tarafların menfaatleri gözetilmelidir. Bu nedenle taşınmazların özelliği itibariyle nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (2,5-3 metre) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekirken neden de gösterilmeden 3,5 metre genişlikte geçit tesisi de doğru değildir.
4- Geçit hakkı tesisi davalarında, mahallinde yapılan keşifte belirlenen güzergahların uzunluğu, genişliği ve toplam metrekaresini ölçüm konusunda uzman olan fen bilirkişinin tesbit etmesi gerekir iken bu işlemin güzergahın zemin ve muhdesat değerini belirlemede uzman ziraat bilirkişisine hesaplatılmış olması da ayrıca inşaat bilirkişisinin hesapladığı miktar ile de farklı olması bozma nedenidir.
Yukarıda dört bent halinde belirtilen eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hüküm bu nedenlerle bozulmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 30.3.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.