Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/2396 E. 2006/3630 K. 28.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2396
KARAR NO : 2006/3630
KARAR TARİHİ : 28.03.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 8.6.1999 gününde verilen dilekçe ile şerhin silinmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 6.12.2000 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Uyuşmazlık 7320 metrekare yüzölçümündeki 136 sayılı parselin tapu kaydı beyanlar hanesinde “ 3660 metrekare kısmında imar ihyası …, …, …, … ve … tarafından yapılmıştır.” şerhinin silinmesi istemine ilişkindir. Bu şerhin tapu kaydına imar-ihyadan kaynaklanan kişisel hakkı ileri sürebilme kolaylığı amacıyla konulduğu kuşkusuzdur. Gerçekten, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 46/1 maddesi hükmünce kadastrosu yapılacak veya daha önce tapulama veya kadastrosu tamamlanmış bulunan yerlerde 766 sayılı Kanunun 37.maddesi veya 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu ile ek ve tadilleri uyarınca Hazine adına kaydedilen bu gibi taşınmaz mallar Kadastro kanunu hükümlerine göre iktisap şartlarına dayanarak zilyetleri adına tescili mümkündür. Ancak, maddenin son fıkrası uyarınca daha önce kadastrosu yapılan yerlerde bu maddeye dayanan talep ve dava hakkı bu kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren iki yıl geçmekle düşer. 3402 sayılı Kadastro Kanunu 9.7.1987 tarihinde yayınlanmış 49.maddesi gereğince de üç ay sonra yani 9.10.1987 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Somut olayda, davalının 136 parselle ilgili 3402 sayılı Yasanın 46.maddesine dayanarak Hazine adına olan kaydın iptal ve tescili için dava açtığına dair bir savunması yoktur. Dolayısı ile şerhin tapu kaydının beyanlar hanesinde kalmasını gerektiren hukuki yarar da kalmamıştır. Her dava açıldığı tarihteki yasa hükümleri uygulanarak çözümleneceğinden burada davalının geleceğe yönelik hukuki yararı olacağından da söz edilemez.
Kadastro Yasasının 17/son maddesi gereğince ilçe imar planı kapsamında kalan taşınmazların imar ihya ile mülk edinme olanağı bulunmadığından istemin hüküm altına alınması yerine dava reddedildiğinden karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.