YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3028
KARAR NO : 2006/4183
KARAR TARİHİ : 10.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 4.4.1996 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.1.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili davalı … Topal’a ait 302 parsel sayılı taşınmazdan çıkan kaynak suyunu kendisine ait 329 parselin sulanmasında kullanmak amacıyla, davalıların rızası ile 15 yıldır 302, 307, 308, 325 ve 327 parsel sayılı taşınmazlardan hat geçirerek kullandığını, ancak davalı …’ın kendi parselinden geçen boruları kırarak zarar verdiğini, ya mevcut güzergah üzerinden yada tespit edilecek bir güzergahtan yer altından boru döşenmesi suretiyle mecra hakkı tesisini istemiştir.
Davalı 302 ve 308 parsel maliki … Topal davayı kabul ettiğini, suyu ve mecrayı kendi rızası ile verdiğini beyan etmiş, davalı 307 parsel maliki … Sakak ise davayı kabul etmediğini, kendi parselinden mecranın geçirilmesini istemediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece en uygun güzergah olarak Jeoloji Mühendisi …, Meteoroloji Mühendisi …ve Hidroloğ … adlı bilirkişi heyetinin düzenlediği 05.06.2003 tarihli raporda belirtilen 307 ve 328 parsel üzerine işaretlenen ( C ) ve ( C 1 ) güzergahının hüküm altına alınabilmesi için bu taşınmaz maliklerinden …ve …aleyhine açılmış bir dava olmadığından dava reddedilmiş, hükmü davacı yan temyiz etmiştir.
Dava, açıldığı tarihte yürürlükte olan Medeni Kanunun 668 inci maddesi uyarınca mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkindir. Anılan madde uyarınca “Gayrımenkul sahipleri yapılacak zarar tamamıyla ve peşin tazmin olunmak şartıyla mülkünün altından veya üstünden su yolu ve gaz ve elektrik boruları geçirilmesine, bunların başka yerden geçirilmeleri imkansız olur veya çok fazla masrafı mucip bulunur ise, müsaade etmeğe mecburdur….”
Mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkin davalarda, istemin özelliği gereği en uygun yerin aranması ilkesinin geçerli olması ve bu davaların bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukuku ilkelerinden alması nedeniyleaşağıdaki hususlar üzerinde durmak gerekmektedir. Şöyle ki;
1-Öncelikle davacının su yolu ihtiyacının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır.
2-İrtifak hakları taşınmazlar leh ve aleyhine kurulduğundan, leh ve aleyhine irtifak kurulacak taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer almaları sağlanmalıdır.
3-İrtifak hakkının kurulabilmesi için öncelikle, çevre taşınmazların tamamının üzerinde irtifak hakkı kurmaya elverişli olup olmadığı incelenip, hukukun genel bir ilkesi olan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca taraf yararları da gözetilerek, en az masrafı gerektiren ve bundan da en az zarar görecek kişi taşınmazı üzerinden bu hak kurulmalıdır.
4-Mecra irtifakının bağlanacağı su yolu ya da kaynağı ile yararına mecra hakkı kurulan taşınmaz arasında kesintisiz bağlantı sağlanmalıdır.
5-Su yolunun niteliği suyun nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği, ayrıca belirlenerek kararda gösterilmelidir.
6-İrtifak hakkının bedeli taşınmazların niteliğine göre atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak saptanmalı ve bedel hükümden önce mahkeme veznesine depo ettirilmelidir.
7-Davanın niteliği gereği, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
8-Anılan maddenin son fıkrası uyarınca, istem halinde gideri davacı tarafından karşılandığında mecra hakkının tapu siciline kaydına da karar verilmelidir.
Somut olayda; hangi güzergahın uygun olacağı tüm deliller toplandıktan sonra belirleneceğinden dava açılmadan önce bu hususun davacı tarafından belirlenememesi davanın eksik hasma yöneltildiği anlamına gelmez. 05.06.2003 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulmasından sonra 307 ve 328 parsel maliklerine de husumet yöneltilmesi saptandığına göre davacıya, bu parsel maliklerini harçlandırılmış dilekçe ile davaya dahil etmek yada usulüne uygun bir dava açmak ve açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesini sağlamak için mehil verilmeli, onlarında savunmaları sorulup delilleri toplandıktan sonra bir sonuca ulaşılmalıdır.Bu yön gözardı edilerek davanın yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.04.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.