Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/3077 E. 2006/4410 K. 13.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3077
KARAR NO : 2006/4410
KARAR TARİHİ : 13.04.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.4.2002 gününde verilen dilekçe ile ferega icbar istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 7.3.1997 tarih ….. yevmiye numaralı gayrumenkul satış vaadi sözleşmesine tutunarak 6073 ada 3 parsel numarasında kayıtlı bulunan 32/306 arsa paylı zemin kattaki 3 numaralı dükkanı davalı olan babasından 40 milyon liraya satın aldığını ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı ise sözleşmenin düzenlendiği tarihte satışa konu dükkanı iş kurmaları amacıyla kızı olan davacı … zilyetliğine bıraktığını, o tarihte işletme ile ilgili bir takım vergi işlemlerinden ötürü dükkanın kendilerine devrinin yapılması halinde bir kısım vergi ve giderlerden kurtulabileceklerini söylemeleri üzerine gerçekte bir satış iradesi olmadan sadece resmi mercilerce bir belge sunulması amacı ile bu sözleşmenin düzenlendiğini ileri sürerek bu belgenin davacıya bir hak sağlamayacağını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Dayanılan satış vaadi sözleşmesi yasanın öngördüğü biçimde düzenlenmiş olup hukuken geçerli bir sözleşmedir. Bu sözleşmenin muvazaa illetli olduğunu ileriye süren davalı taraf bu iddiasını yazılı delille kanıtlamak mecburiyetindedir. Davalı … dayanılan sözleşmeyi hükümden düşürecek yazılı bir delil getirmemiştir. Bu nedenle muvazaa varlığını kabul eden mahkeme görüşünde hukuka uygunluktan söz edilemez. Davanın reddi bu nedenle doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş satışa konu edilen işyerinin sözleşmede belirtilen değerinin peşin ödendiğine dair bir ibarenin sözleşme metninde yer almamış olması ve davacının da bu bedeli ödediğine dair yazılı bir belge de sunmamış bulunması nedeniyle 32/306 arsa paylı 3 numaralı dükkanın 28.10.2002 günlü bilirkişi raporu ile dava tarihi itibariyle belirlenmiş bulunan değeri (elli milyar TL) yatırmak üzere davacıya mahkemece takdir edilecek uygun bir süre tanındıktan sonra bu bedelin yatırılması halinde davanın kabulüne karar vermek olmalıdır. Maddi olayı takdirde hataya düşülerek davanın reddi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.4.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.