Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/3428 E. 2006/4512 K. 18.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3428
KARAR NO : 2006/4512
KARAR TARİHİ : 18.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.3.2004 gününde verilen dilekçe ile mera iddiasına dayalı tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Uyuşmazlık konusu 227 ada 9 parsel sayılı taşınmaz öncesi dava dışı … Belediyesi tüzel kişiliğinin merası olan 608 parsel sayılı taşınmazdan gelmektedir. Davalı bu taşınmazı 17.12.1996 tarihinde belediyeden satış suretiyle edinmiştir. Dosya kapsamından taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulamasının yapıldığı imar planının 1.1.2003 tarihinden önce 11.10.1996 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
4342 sayılı Mera Kanunun geçici 3.maddesinde 5334 sayılı kanunla değişiklik yapılmış ve bu değişiklikte Hazine adına tescili gereken 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içindeki yerleşim yerleri olarak işgal edilen taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescillerinin bedel talep edilmeksizin aynen devam edeceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, dava konusu taşınmaz önce dava dışı belediye adına tescil edilmiş, davalı taşınmazı dava dışı belediyeye bedel ödeyerek 17.12.1996 tarihinde satın almıştır. Davalı yasanın geçici 3.maddesinin 2.fıkrasında sözü edilen adına doğrudan tescil yapılan gerçek yada özel hukuk tüzel kişisi olmadığından davalının hazineye bir bedel ödemesi gerekmez. Esasen dava konusu taşınmaz bedel ödemesi talep edilmeksizin belediye tüzel kişiliği adına tescili gereken yerlerdendir. Hazinenin belediyeden isteyemeyeceği bedeli taşınmazı belediyeye bedel ödeyerek satın alan davalıdan talep etmesi düşünülemez. Bu bakımdan mahkemece davalıya taşınmazın bedelini ödemek üzere mehil verilmesi ve bunun sonucunda da bedelin ödenmediğinden bahisle davanın kabul edilmesi doğru olmamıştır. Gerek dava konusu taşınmazın belediye adına tescil edilmesi ve gerekse belediyenin gerçek kişiye satışı yasaya uygun işlemlerle yapıldığından yolsuz tescilden söz edilemez. Bütün bu nedenlerle, davanın reddi yerine yazılı bazı gerekçelerle kabulü doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 18.4.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.